Test SÖzel

60 Sorular | Total Attempts: 1428

SettingsSettingsSettings
Please wait...
Test SÖzel

MESLEK YÜKSEKOKULLARI İLE AÇIKÖĞRETİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI MEZUNLARININ LİSANS ÖĞRENİMİNE DİKEY GEÇİŞ SINAVI (e-DGS)  - SÖZEL BÖLÜM

AÇIKLAMA
1. Bu online kitapçıkta Sözel Bölüm soruları bulunmaktadır.

Sınava giriş esnasından sizden istenilen bilgileri eksiksiz doldurulması gerekmektedir.  

BİLGİLENDİRME: Sınav esnasında öğrenci numaranız olmadığı için iletişim numaranız öğrenci numarası olarak alınıp başarı sıralaması yapılacaktır. Başarı sıralamanızı ve derecenizi görmek istiyorsanız bu bilginin eksiksiz girilmesi gerekiyor. Bu bilginin boş, hatalı veya eksik girilmesi duru


Questions and Answers
  • 1. 
    Sorunlarını ------ çözebilen toplumlar ------ tartışma becerisi gösterebilen toplumlardır. 
    • A. 

      Zamanında – her gün

    • B. 

      Kolayca – uygarca

    • C. 

      Zorlukla – özgürce

    • D. 

      çoğu zaman – seviyeli

    • E. 

      Tartışarak - güzel

  • 2. 
    Sanat eseri, hem bir ------ içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir ------ gidilmesi gereken yönü işaret etmeli.
    • A. 

      Işveren gibi – lider gibi

    • B. 

      öğretmen gibi – trafik polisi gibi

    • C. 

      Filozof gibi – rehber gibi

    • D. 

      Bilgisayar gibi – dürbün gibi

    • E. 

      Saat gibi – pusula gibi

  • 3. 
    İnsan, geçmiş ve günümüz hakkında ne kadar az şey bilirse gelecek hakkındaki düşüncesi de o derece eksik ve belirsiz olacaktır. Bu nedenle gelecek hakkında fikir yürütecek olanların ------.
    • A. 

      Dünü ve bugünü kavramaları şarttır

    • B. 

      Toplumu ayrıntılı olarak incelemeleri gereki

    • C. 

      Ileri görüşlü olmaları gerekir

    • D. 

      Sorunlarını tek tek incelemeleri gerekir

    • E. 

      Evrenselliği yakalamaları şarttır

  • 4. 
    (I) Romanımı yazmadan önce araştırma yaparım. (II) Yazacağım konuyla ilgili belge toplarım. (III) Belgesel romanlardan hoşlanırım. (IV) Bunları, yazacağım romanda nasıl kullanacağımı belirlerim. (V) Sonra da yazı masasının başına geçerim. 
    • A. 

      I

    • B. 

      II

    • C. 

      III

    • D. 

      IV

    • E. 

      V

  • 5. 
    (I) Edebiyatın bir okulu yoktur. (II) Yazarlar, usta- çırak ilişkisiyle yetişir. (III) Her sanatçı, başkalarından etkilenir. (IV)Her yazar, yetişme çağında bir ustadan yararlanır. (V) Bu yüzden her yazarın ustasına bir borcu vardır. 
    • A. 

      I

    • B. 

      II

    • C. 

      III

    • D. 

      IV

    • E. 

      V

  • 6. 
    (I) Hakkari’ye gittiğimde yanımda, transistörlü bir radyo vardı. (II)Şimdilerde ise radyonun yerini MP3, hatta MP4’ler aldı. (III)Yalnız benim değil, çevre köylerdeki insanların da haber kaynağı oydu. (IV) Yörenin en yüksek köyünde olduğumdan, dünyanın dört bir yanındaki istasyonları rahatlıkla dinleyebiliyordum. (V) Böylece, yalnız haber değil, müzik gereksinimimi de karşılıyordu radyom.  
    • A. 

      I

    • B. 

      II

    • C. 

      III

    • D. 

      IV

    • E. 

      V

  • 7. 
    I. Öykü; bir olay, bir kurgu, bir anlam biçemi olarak yazarın oluşturduğu bir kompozisyondur.II. Böyle bir yazarın öykü alanında başarılı olması mümkün değildir.II. Zaten yaşarken kendisini yaşadığı ortamdan, dönemden soyutlayabilen bir yazar düşünemiyorum.IV. Bu kompozisyon içinde bütün öykülerimde özyaşam ögelerini bulmak olasıdır.V. Yaşadığı gerçeklerden çok, kurmacaya yönelen yazarların seslerinin çıkmaması bunu gösteriyor.
    • A. 

      III. ve IV.

    • B. 

      III. ve V.

    • C. 

      II. ve IV.

    • D. 

      IV. ve V.

    • E. 

      I. ve V.

  • 8. 
    I. Kayalara tutuna tutuna tırmandık zirveye.II. Üç yüz metrelik uçurumun dibinde etrafı kaleyi andıran kayalıklarla kaplı upuzun iki göl vardı.III. Gördüğümüz manzara bizi adeta büyülemişti.IV. Göller birbirinden, küçük bir yarımadayla ayrılıyordu.V. Karadeniz dağlarında gördüğüm en büyük buzul gölleriydi bunlar.
    • A. 

      II. ve III.

    • B. 

      III. ve IV.

    • C. 

      II. ve IV.

    • D. 

      III. ve V.

    • E. 

      IV. ve V

  • 9. 
    I. Harry Potter, yakın bir zamanda sinemalarda gösterilmeye başlandı.II. Herkes, bu filmi izlemek için sinema salonlarına koştu.III. Filmin konusu ilgi çekici olmasına karşın filmde rol alan çocukların oyunculukları yapay kalmış.IV. Ne yazık ki bu insanların çoğu hayal kırıklığına uğradı.V. Bu yüzden Harry Potter kitabını okuyanlar, filmini hiç mi hiç beğenmediler. 
    • A. 

      II. ve III.

    • B. 

      II. ve IV.

    • C. 

      III. ve V.

    • D. 

      IV. ve V.

    • E. 

      III. ve IV.

  • 10. 
    I. hırçın bir fırtınayı bekleyerekII. göklerde toplanırkenIII. kara kara düşünüyorduIV. bulutlar yavaş yavaşV. onları izleyen denizYukarıdaki numaralanmış sözlerle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulduğunda baştan ikinci söz hangisidir?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 11. 
    I. temiz olmayanII. ağzından hoşa giden sözcüklerIII. kişiliği ve kalbiIV. hiçbir zaman çıkmazV. bir insanınYukarıdaki sözler kurallı ve anlamlı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 12. 
    I. çok fazla kalabalık olmayan bölgelerdeII. kurulan ve birinci basamak sağlık hizmetleri veren kurumlardırIII. sağlık ocaklarıIV. olan bölgelerde veya nüfus bakımındanV. gelişmemiş veya gelişmekteYukarıdaki sözler kurallı ve anlamlı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 13. 
    I. genellikle elektronik aletlerII. veya bilgisayarlar yardımıIII. hip hop müziğin altyapısı,IV. ve sentezleyici döngülerinden oluşurV. ile yaratılan; davul, basYukarıdaki sözler kurallı ve anlamlı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 14. 
    Aşağıdakilerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
    • A. 

      İlginç ve muhteşem sahneleriyle insanı geçmişe götüren bir film.

    • B. 

      Bu öykü, eleştirmenlerin uzun yıllar dilinden düşmeyecek gibi.

    • C. 

      Büyük romancı; renkli, esprili kişiliğiyle herkesi büyülemişti.

    • D. 

      En fazla eleştirilen yanı seçtiği kelimeler ve söz dizini konusundaki tercihi oldu.

    • E. 

      Bir eserin başarısı, büyük ölçüde milli kültüre değer vermesine bağlıdır.

  • 15. 
    (I)Merak uyandıran bir dünyanın kapısını aralayan bir kitap. (II) Yazar görüneni, gizlediği ayrıntılarla gözler önüne sermeyi amaçlamıştır. (III) Bu sır perdesini açık ve yalın bir söyleyişin eliyle aralıyor. (IV) Bütün bir hayat bu aralıktan yüz gösteriyor. (V) Somutlayıcı bir anlatım ile ete kemiğe bürünüyor.Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde yazarın üslubundan söz edilmektedir?
    • A. 

      III. ve V.

    • B. 

      II. ve IV

    • C. 

      II. ve III.

    • D. 

      I. ve II.

    • E. 

      II. ve V.

  • 16. 
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi yoktur?
    • A. 

      Bu kadar sıkıntı ne yapacağımızı bilememekten kaynaklanıyor

    • B. 

      Doğru anahtarı bulamayınca kapıyı açamadı.

    • C. 

      Başarmak için çok çalıştı.

    • D. 

      Tembellikten saçlarını kestirmeye dahi üşeniyordu.

    • E. 

      Gerekli tedbirler alındığı için pek problem çıkmadı.

  • 17. 
    “Zamanı ve mekanı iyi kullanmak, uygarlığın ölçüsüdür.” sözünden aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
    • A. 

      Zamandan ve mekandan doğru yararlananlar uygarlığı yaratır.

    • B. 

      Uygar olmanın bir gereği de zamanı ve mekanı iyi kullanmaktır.

    • C. 

      Zaman ve mekan bilincinden uzak bir uygarlık düşünülemez

    • D. 

      Zamanın ve mekanın kullanımı uygarlıkla eşdeğerdir

    • E. 

      Uygarlık, her zaman ve her mekanda gerçekleşebilecek bir olgudur.

  • 18. 
    Nüfusu giderek artan Çin, hastalıksız tohumluk patates ile farklı iklimlere uygun yeni patates türleri geliştirme arzusunda.
    • A. 

      Çin, dünyadaki en kalabalık nüfusa sahip ülkedir

    • B. 

      Çin'de birçok çeşidi olan patates, en çok tüketilen sebzedir

    • C. 

      Çin, henüz farklı iklimlere uygun yeni patates türleri geliştirememiştir.

    • D. 

      Çin, hastalıksız tohumluk patates üretimiyle ekonomisini hızla geliştirmektedir.

    • E. 

      Çin ile dünyadaki hiçbir ülke patates üretimi konusunda yarışamamaktadır.

  • 19. 
    Hüseyin Bolt, 2008 Pekin Olimpiyatlar'ında 100 metreyi 9.69, 200 metreyi ise 9.30 saniyede koşarak her iki mesafede de olimpiyat ve dünya rekorları kırmıştır.
    • A. 

      Hüseyin Bolt, dünya spor tarihinin en fazla rekor kıran sporcusudur.

    • B. 

      Hüseyin Bolt, olimpiyat sporlarının kralı olarak bilinmektedir

    • C. 

      Hüseyin Bolt, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda sadece kısa mesafe koşularında yarışmıştır.

    • D. 

      Hüseyin Bolt, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda ülkesine en az iki madalya kazandırmıştır.

    • E. 

      Hüseyin Bolt, 2008'den sonra hiç rekor kıramamıştır.

  • 20. 
    Çorum'daki HES projesi için köstebek denilen bir makine ile yapılan kazı çalışmaları, zeminin beklenenden yumuşak olması sebebiyle aralıklı olarak devam edebilmektedir.
    • A. 

      Proje, Çorum'un su sorununa çözüm olacaktır.

    • B. 

      Çalışmalar zaman zaman durmaktadır.

    • C. 

      Proje aksamalar nedeniyle istenilen tarihte tamamlanamayacaktır.

    • D. 

      Zeminin yumuşak olması, önceden önlem alınması gerektiğinin habercisidir.

    • E. 

      Proje, ülkenin en önemli projelerinden biridir.

  • 21. 
    İkiz kardeşim de bir zamanlar bu dizinin müptelası olmuştu.
    • A. 

      Bu dizi, tüm Türkiye'de izlenme rekorları kırmıştır.

    • B. 

      Kardeşim, dizi izlemekten büyük keyif alırdı.

    • C. 

      Diziler, kardeşim için daha etkileyici ve eğlencelidir.

    • D. 

      İkizimden başka kardeşim yoktur.

    • E. 

      İkiz kardeşim bu diziyi eskiden sürekli izlerdi.

  • 22. 
    (I) Ege Bölgesi’nde yapılan tulum peynirleri Anadolu’nun diğer bölgelerinde yapılan tulum peynirlerinden farklı. (II) Ege’de salamuralı tulum peyniri üretiliyor. (III) Tam yağlı koyun sütünden, yeterince süt olmadığı zaman karışık sütlerden yapılıyor. (IV) Geleneksel tulum peynirine göre daha yağlı. (V) Deliklerinin kuş gözü büyüklüğünde olması makbul, yoksa kusurlu sayılıyor.Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangi ikisi “karşılaştırma” cümlesidir?
    • A. 

      II. ve IV.

    • B. 

      II. ve V.

    • C. 

      I. ve III.

    • D. 

      I. ve IV.

    • E. 

      IV. ve V.

  • 23. 
    “Kabuğumuza vurulan boya zamanla içimize işler.” cümlesine anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir? 
    • A. 

      Her etki, sonuçta bir tepkiyi doğurur

    • B. 

      Görünüşteki farklılaşma, iç farklılaşmayla sonuçlanır.

    • C. 

      Başkalarına benzemeye çalışanlar, kendileri olmaktan çıkarlar

    • D. 

      Biçimsel etkilenmeler, önlem alınmazsa giderek yaygınlaşır

    • E. 

      Yabancı etkilerden özellikle kaçınmak gerekir.

  • 24. 
    “Kalıcılık niteliği gösteren, yıllar yılı yaşayan şiirlerin pek çoğu, daha önce anlatılmamış tasarımların, duygu ve düşüncelerin açıklanabileceği ürünlerdir.”Yukarıdaki cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Kalıcı olan şiir, yaşanmış duyguları anlatır.

    • B. 

      Evrensel olanı yakalayabilen şiirler, zamana meydan okur.

    • C. 

      Şiir, özgün tasarım ve imgelerle yeni bir söyleyişle ve değişik duygularla kalıcılık kazanır.

    • D. 

      Şiir, yansıttığı duygu ve düşüncelerle yeryüzündeki herkesi etkiler.

    • E. 

      Her okuyucu, o andaki psikolojisine bağlı olarak şiirden farklı tatlar alır.

  • 25. 
    I. Eleştirmen, sanatın ağırlığını kelimelere dökmeye, onun anlaşılmasını kolaylaştırmaya çalışan adamdır.II. Gerçek eleştirmen, eleştirinin övgü dizmek ya da yerin dibine batırmak olmadığını bilir.III. Eleştirmen, değerlendirme dışında bir amacı da sanatçıya yol göstermek, onun ufkunu açmak ve yaratıcılığını harekete geçirmek, ona yardımcı olmaktır.V. Eleştiri, keyfe göre at oynatılan bir meydan olmadığı gibi eleştirmen de canının istediği ufuklara at koşturan bir süvari değildir.V. İyi bir eleştirmen kalemini birini methetmek ya da tamamen alt etmek için kullanmaz.Yukarıdaki cümlelerden hangi ikisi savunulan düşünce bakımından birbirine en yakındır?
    • A. 

      II. ve IV

    • B. 

      I. ve II.

    • C. 

      II. ve III.

    • D. 

      III. ve IV.

    • E. 

      II. ve V.

  • 26. 
    “Sanat toprağı, alın teriyle ne kadar çok sulanırsa o kadar verimli olur.”Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
    • A. 

      Bir sanat yapıtının başarılı olması, sahibinin ona kendinden bir şeyler katmasına, çaba harcamasına bağlıdır.

    • B. 

      Yetkin bir sanat eseri, içinden çıktığı kültürü yansıtmalıdır.

    • C. 

      Uzun zamanda oluşturulan sanat yapıtları kalıcı olur.

    • D. 

      Nitelikli sanat yapıtlarının ortaya çıkması, tüm insanlığa seslenmesine bağlıdır.

    • E. 

      Üzerinde fazla çalışılmamış, kısa sürede oluşturulmuş bir yapıt eleştirmenlerce beğenilmez

  • 27. 
    İnsana verilmiş en ayırıcı nitelik olan düşünebilmek, ne büyük özgürlüktür! Ama neden insanoğlu bu özgürlüğü kendi eliyle kısıtlar? Yoksa düşünmeyi mi unuttu insanlar? Şayet öyle ise “nasıl düşünülür” önce onu araştırmak gerekiyor.Yukarıdaki paragrafta asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Özgür düşünen bir insan, her istediğini yapamaz.

    • B. 

      Düşünme özgürlüğünü unutan insan, nasıl düşüneceğini kestiremez

    • C. 

      Düşünmeyen insan, düşünme özgürlüğünü kendi eliyle kısıtlamış olur

    • D. 

      İnsan, düşünme özgürlüğünün önemini çoğu zaman anlayamaz.

    • E. 

      Düşünme özgürlüğünün de belli unsurları vardır.

  • 28. 
    Tüm canlılar doğal bir çevre içinde oluşur. Bu çevre içinde canlılar doğar, soluk alır, beslenir, barınır, çoğalırlar ve sonra da yaşamlarını tamamlayıp yine o çevreye karışırlar. Bu nedenle sağlıklı bir doğal çevre her canlının doğal yaşam hakkıdır.Yukarıdaki paragraftan çıkarılacak en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Çevreye verilen önem, canlıların haklarına saygı duymak demektir.

    • B. 

      Canlının en temel hakkı, yaşam hakkıdır.

    • C. 

      Canlıları ancak doğaya sahip çıkarak koruyabiliriz.

    • D. 

      Tüm canlılar yaşadıkları çevrenin bir parçasıdır.

    • E. 

      Doğal çevrenin yaşanılır olması, canlılar için önemsizdir.

  • 29. 
    Korkak insan, korkuya neden olan olayın sonunu göremeyen, nedenini bilemeyen insandır. Kahraman ise “ne olursa olsun” diyen değil, işin sonunu görebilen insandır. Geleceği görmek bir kahinlik değil, bir bilme olayıdır. Bilen insan korkmaz. Bilimin amacı insanda var olan bu duyguyu ortadan kaldırmaktır. Büyük oranda da bu işin üstesinden gelmiştir.Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      İnsanın korkmasının nedeni, bilinmezliklerdir.

    • B. 

      Bilim, insanı korkularıyla yüzleştirir.

    • C. 

      Aklımızı kullanarak korkularımızı yenmek mümkün değildir.

    • D. 

      Bilim, insanları aydınlatarak onların korkularını yok eder.

    • E. 

      Korku, insanlara has bir duygudur.

  • 30. 
    Kapalı devre televizyon yayınları ve video son yıllarda eğitimde de yer almaya başlamıştır. Film, tiyatro vb. oyunların sınıfta izletilmesi, öğrencilerin dil becerilerinden konuşma ve dinlediklerini anlamaya yönelik, doğru ve güzel davranışlar edinmelerinde çok önemli bir faktör olarak düşünülmektedir. Bu yüzden de okullarımızda bunu sağlayacak teknolojik araçlar, bilgisayar ve etkileşimli video da bunlara dahildir. Türkçe öğretiminde etkili bir şekilde kullanılmaktadır.Bu parçanın bütününde üzerinde durulan konu aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Türkçe öğretiminde temel dil becerileri

    • B. 

      Seyirlik tiyatro ürünlerinin dil öğretimine katkısı

    • C. 

      Teknolojinin günlük yaşamımızdaki yeri

    • D. 

      Teknolojik araçların Türkçe öğretiminde kullanılması

    • E. 

      Özel okulların teknolojik donanımı

  • 31. 
    İnsan yaratıkların en ihtişamlısı değildir. Çok zaman öncelerinin memelileri bile örneğin dinazorlar çok daha ihtişamlıydılar. Ne var ki insan başka hiçbir canlının sahip olmadığı bir şeye, yeteneklerinin oyma testeresine sahipti ve hayatın başlamasından bu yana geçen üç milyar yıl içinde yalnızca onu yaratıcı kılan da işte buydu. Her hayvan ne olduğunun izini bırakır ama insan yarattıklarının izini bırakır. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      İnsan yeteneklerini kullanıp yeni şeyler yapan tek türdür.

    • B. 

      Bazı canlılar insandan çok daha güçlüdür.

    • C. 

      Yaşam üç milyar yıldır sürmektedir.

    • D. 

      Yetenek, canlılara özgü bir niteliktir.

    • E. 

      Her canlı yaşamına ait izler bırakır.

  • 32. 
    Nereden başlamalı, ne söylemeli bilmem ki! Neler söylenmemiş, neler yazılmamış ki bu konuda. Ne desem eski, ne yazsam tekrar olacak. Kişi kendini bildiğinden bu yana dostluğu öteki duygularından üstün tutmuş. Dost bildiğine de sarılmış dört elle. Dostunu dünyanın en çok güvenilir, en çok inanılır kişisi bellemiş. Çoğu kez düş kırıklığına uğramışsa da gene de dostluk sürüp gelmiş bugüne dek. Yarınlara da kalıp gidecek. Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
    • A. 

      Sevginin, insanlığın yaşıyla denk olan serüveni nasıl sürmüş bugüne kadar?

    • B. 

      Sizin dostluğa bakış açınız diğer insanlardan farklı mıdır?

    • C. 

      İnsan, var oluşundan bu yana dostluğa nasıl bir anlam yüklemiştir?

    • D. 

      Geçmişten bugüne, “arkadaş” sizin için ne demektir?

    • E. 

      Sizce her insanın dürüstlük kavramına bakışı aynı mıdır?

  • 33. 
    Bizim zamanımızdaki çocuklar galiba sadece düşlerde ve Anadolu’nun ücra köşelerinde kaldı. Postmodern zamanların çocukları bir başka. Neredeyse büyüklerinin bile bilmediklerini biliyorlar; gözleri açık, duyguları alabildiğine gelişmiş. Bazıları televizyon kanallarına çıkıyor. Çoğu ünlü ve popüler ağabeylerinin veya ablalarının bücürleri havasına giriyorlar. Bilgiç bilgiç konuşuyorlar. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
    • A. 

      Çocukların, çocukluklarını yaşayamadan hayata atıldıkları.

    • B. 

      Büyüklerin, çocukların halinden anlamadığı.

    • C. 

      Televizyonların, çocukların davranışlarında olumsuz değişiklikler yaptığı.

    • D. 

      Okullardaki eğitim yöntemlerinin çocuklardaki değişime ayak uyduramadığı.

    • E. 

      Günümüzün çocuklarının geçmişteki çocuklardan çok farklı olduğu.

  • 34. 
    Evinden birkaç sokak uzakta dolaşırken tren raylarına çok yaklaşan bir çocuğun kolu o sırada geçmekte olan bir trenin çıkardığı buhardan yanmıştı. Bu olaydan sonra evden uzaklaşma, çocukta korku uyandırmaya başladı. Yıllar sonra, ünlü bir ozan olan bu kişi hâlâ evinin çevresinden uzaklaştığında şiddetli bir korkuya kapılmaktaydı. Bu fobisi nedeniyle yıllarca dar bir bölgede yaşadı. Aşağıdakilerden hangisi bu durumun açıklamasıdır?
    • A. 

      Kişi, başedemediği tehlikeyi yok saymıştır.

    • B. 

      Kişiliğin bir yönünün geri kalması, öteki yönlerinin de gelişmesini engellemiştir.

    • C. 

      Olağandışı korku, geçmişteki sarsıcı bir yaşantıdan kaynaklanmıştır.

    • D. 

      Kişi, kusurunun sorumluluğunu hep başkalarına yüklemiştir.

    • E. 

      Kişi, bastırdığı duygularının tersine bir davranış içine girmiştir.

  • 35. 
    Özgürlük, barış, bağımsızlık, devrim gibi sözcükler  yok şiirlerimde, olmaz da. Bu gibi güncel, moda ve politik kavramların öz şiire bir şey ekleyeceğini sanmıyorum. Şiir ne nutuktur, ne protesto, ne politika. Çevreden yakınmayı, başka yollardan hatırlatır şiir. Elbette şair yaşadığı ortamı inkâr etmez ama o ortama baş kaldırması yaygarasız, derinden ve düşündürücü olmalıdır. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Şiir, mesajını düşündürerek vermelidir.

    • B. 

      Toplumsal sorunlar, şiirde yer almamalıdır.

    • C. 

      Şiirde gerçekler, olduğu gibi iletilmelidir.

    • D. 

      Şiir, döneminin tanığı olmalıdır.

    • E. 

      Şiirde estetik olmalı ve şiir insanı etkilemelidir.

  • 36. 
    ---- Elbetteki karanlıkları devirmek ve aydın bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silah olan kalemlerine daha bir kuvvetle sarılmak. Telaş etmemek, öfkelenmemek, kışkırtıcı olmamak. Halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. Çünkü bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Kalemle yapılan fetihler ise tarihe mâl olur, tarihe yani sonsuzluğa. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdaki soru cümlelerinden hangisi getirilebilir?
    • A. 

      Kuvvet ile kazanılan zaferlerle düşünce ile kazanılan zaferler arasındaki fark nedir?

    • B. 

      Kargaşa ve kavgaları sona erdirmek için güvenlik görevlileri neler yapmalıdır?

    • C. 

      Toplumların yenilgi ve bunalım dönemlerinde kalem sahiplerine düşen görev nedir?

    • D. 

      Bireyler arasındaki uzlaşmazlıkların çözümü için neler yapılmalıdır?

    • E. 

      Toplumsal sorunlar karşısında sıradan bir sporcunun yapabilecekleri nelerdir?

  • 37. 
    Türkçe konuşulan devletlerin bir araya gelerek kurdukları Türksoy, çeşitli etkinliklerle kendini geliştiriyor. Bu etkinlikleri şöyle sıralamak mümkün: Ortak Türk kültürünü, sanatını, tarihini, dilini, kültür ve sanat ürünlerini, tarihi mirasını, geleneksel sporlarını, oyunlarını ve diğer kültürel değerlerini araştırmak, ortaya çıkarmak ve tanıtmak. Türk kültürüne hizmet etmiş önemli şahsiyetleri anma günleri tertiplemek, kutlamalar ve şölenler düzenlemek de bu etkinlikler çerçevesinde planlanıyor. Aşağıdakilerden hangisi Türksoy’un hedeflediği etkinlikler arasında değildir?
    • A. 

      Geleneksel Türk sporlarını ortaya çıkarmak

    • B. 

      Türk kültür ve sanat ürünlerini tanıtmak

    • C. 

      Türk kültürleriyle ilgili araştırmalar yapmak

    • D. 

      Türk devletlerini tanıtıcı kitaplar yayımlamak

    • E. 

      Türk kültürüne emeği geçmiş insanları anma günleri düzenlemek

  • 38. 
    Yazmak bazen saksıda bir hercai menekşedir, naif bir çiçek olup açar bazen devirler eskitmeye aday ulu çınar, çağını silkeleyerek muhteşeme yol açma sevdası... Yazmak var olma arzusu, yazmak paylaşmaktır, bir dağ eteğinde mevsim çiçekleriyle beraber ufuklara doğru seslenmek. Yazmak, bir doğumdur, her doğum gibi sancılı. Yazarak hayat bulmak, yazarak yaşamaktan zevk almak, yaşayarak mutlu olmak; yazmak yaşamaktır. Bu parçada yazmak ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Sancılı bir doğum olduğuna

    • B. 

      Dizginlenemeyen bir tutku olduğuna

    • C. 

      Yaşamaktan zevk almanın bir yolu olduğuna

    • D. 

      Var olma isteği olarak görülebildiğine

    • E. 

      En görkemliyi bulma sevdasında olduğuna

  • 39. 
    Sevgiye ulaşma umudunu toplumda en fazla uyandıracak kişilerin sanatçılar olduğuna inandığı için sanata ve sanatçıya desteği tamdı. Her yeni yeteneğe inançla sarılırdı. Onlara ilkin sevgi yolunu göstermeye çalışırdı. Sevemeyen insanın sanatçı olabileceğine inanmazdı. Zevkle okuduğum binlerce yazısı içinde beni en fazla etkileyen, bir dergide yayımlanan “Sanatta Sevgi ve Hınç” isimli yazısıydı. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
    • A. 

      Kimi yazılarının dergilerde yayımlandığı

    • B. 

      Sanatın ve sanatçıların sevgiye ulaşma umudu uyandıracağına inandığı

    • C. 

      Yeni yeteneklere sahip çıktığı

    • D. 

      Sanatçıların ancak sevmeyi bilen insanlar arasından çıkabileceğine inandığı

    • E. 

      Toplumsal barışın ancak tartışma yoluyla sağ-lanabileceğine inandığı

  • 40. 
    Kişilik gelişimlerini tamamlamış, bütünlüklerini gerçekleştirmiş insanlar, kendi mutlulukları için başka bir insanın varlığını gerekli görmezler. Kendi başlarına mutlu ve tamdırlar; kurmuş oldukları ilişki onları daha mutlu, daha etkili, daha doyumlu yapar, ilişki kurmuş oldukları kişileri kendi amaçları için kullanma gereği duymazlar çünkü temel mutluluklarının kendi iç dünyalarından geleceğini bilirler. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
    • A. 

      Bazı insanlar, mutluluk için başkalarına ihtiyaç duymazlar.

    • B. 

      İnsan mutluluğu başkasında değil, kendi içinde aramalıdır.

    • C. 

      Mutlu ve doyumlu bir yaşam için gereksiz ilişkiler kurulmalıdır.

    • D. 

      Mutluluk için başkalarına ihtiyaç duyanlar, kişisel gelişimlerini tamamlamamış kişilerdir.

    • E. 

      Kendi başına mutlu kişiler, başkalarını kullanmazlar.

  • 41. 
    Hayvanlardan sağlanan ve kan yerine geçebilen bir  ürünün insanlarda kullanılabilmesi için ilk izin, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde verildi. Sığır hemoglobininden elde edilen oksijen taşıyıcı bileşim, aşırı kansız hastaların tedavisinde ve ameliyatlarda kullanılacak. Ürünün, güvenli kan sıkıntısının çekildiği Güney Afrika’nın kırlık bölgelerinde yaygın kullanım alanı bulacağı sanılıyor. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ürünle ilgili kullanım izni verdiğine

    • B. 

      Taşıyıcı sıvının nerelerde kullanıldığına

    • C. 

      Güney Afrika Cumhuriyeti’nde hastalık taşımayan kanın zor bulunduğuna

    • D. 

      Yapay kanın, hastalıkların yayılmasında önemli roller üstleneceğine

    • E. 

      Oksijen taşıyıcısı olarak elde edilen sıvının kan yerine kullanılabileceğine

  • 42. 
    Sanat, hayatın izdüşümü değildir. Özsuyunu hayat toprağından alır ama hayatın kendisi olamaz. Gözlemler, yaratıcı yetenekle birleşmezse bir işe yaramaz. İşin içine hayal gücü girmezse yapılan işte sanat denilecek bir yan olmaz. Her sanat dalının kendine özgü yaratım yöntemleri vardır ama sonuç değişmez: Sanat, özgün bir yaratımdır. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Yaratıcı yetenek olmadan sanatın olamayacağına

    • B. 

      Sanatın, insanlığın yararına kullanılması gerektiğine

    • C. 

      Sanatın, hayatı olduğu gibi yansıtmak olmadığına

    • D. 

      Gözlem ve hayal gücünün sanatta rolü olduğuna

    • E. 

      Sanatta önemli olan şeyin taklitten kaçınmak olduğuna

  • 43. 
    Bir romanın iyi veya kötü olduğuna hükmetmek için kalbime danışırım her zaman. Okuduğum kitap beni sarıyorsa satır aralarında kendimi görüyorsam işte şu kahraman biraz benim, şu sokaklar benimkilere benziyor diyebiliyorsam o kitap güzeldir. Bana göre sanat eserindeki güzellik ölçüsü, bu duygudur. Çünkü ben bir eleştirmen değilim. Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
    • A. 

      Okuyucuların, eserleri öznel değerlendirmelerle incelediğinden

    • B. 

      Okuyucunun, romanda kendi dünyasının izlerini görmeyi istediğinden

    • C. 

      Okuyucuların, romanda kendilerinden bir şeyler bulabilmeyi istediklerinden

    • D. 

      Eleştirmenlerle okuyucunun bir romanı değerlen-dirmelerinin birbirinden farklı olduğundan

    • E. 

      Okuyucunun, okuduğu romanlarda evrensel değerlerden bahsedilmesini istediğinden

  • 44. 
    Kimi zaman kendi yazdığım şiirler, öyküler, gezi notları vazgeçilmez sandığım kurallara başkaldırmışlardır. Çünkü her öykünün, her cümlenin kendi yasası vardır. Bir tek şeyi açıklıkla söyleyebilirim: İster öykü olsun ister şiir ister roman tümünün de görevi, gerçeği anlatmaktır. Her yazı türü kendi varoluş nedenlerini, yöntemini kendisi yaratır. Edebiyat, “yaşamın” kendisi olduğundan böyle olmak zorundadır. Her insanın ölüm karşısında attığı çığlık ayrıdır. Bu parçada öne sürülen düşünce, aşağıdaki yargılardan hangisiyle çelişir?
    • A. 

      Sanatçılar, konuları kendilerine özgü yöntemlerle ele alarak anlatırlar.

    • B. 

      Hikâye, roman ve şiir gibi türler gerçeği anlatmak için vardır.

    • C. 

      Anlatım yöntemi, hikâye, roman ve şiire göre değişir.

    • D. 

      Sanatçı, belli kurallara bağlı kalarak yazmak zorundadır.

    • E. 

      Yazı türleri, kendi kurallarını kendisi belirler.

  • 45. 
    Günümüz insanı, şairi görevinde ciddiyete çağırmakta, ondan dil ve estetik kaygısı taşıması yanında, ülke ve dünya sorunlarına eğilmesini istemektedir. Okur, şiirde boğucu duygusallık değil, moda biçimleri değil, sağlamlık ve kalıcılık aramaktadır. Şair, aklın gereklerini hayal gücüyle besleyerek okurun istediği şiire ulaşabilir. Bu parçaya göre, aşağıdakilerin hangisi okurun şiirde bulunmasını istediği özelliklerden biri değildir?
    • A. 

      Toplumsal hayata ilgi duyması

    • B. 

      Şiirde duygulara ağırlık vermesi

    • C. 

      Aklı ve hayal gücünü birleştirmesi

    • D. 

      Sanat değerine sahip olması

    • E. 

      Üslup yönünden değer taşıması

  • 46. 
    (I) Sait Faik başlı başına yeni bir çığırdır. (II) Fakat hüzünle söylemek isterim, onun açtığı çığırda yürümek isteyenler ne onun renkliliğine sahip oldular ne de onun o seyyar diline. (III) Nitekim Orhan Kemal gibi olmak isteyenlerin çoğu da onun gibi olmayı becerememişlerdir. (IV) Günümüz hikâyecilerimizi değerlendirmemiz lazım. (V) Kültür Bakanlığı neden bunlarla ilgili bir yayın programı örgütlemiyor? (VI) Ancak o sayede yeni yetişecek çocuklar kendilerine bir taban bulacaklar. (VII) Şimdi taban bulmak için yabancıyı, Joyce’u okuyor genç insan; Joyce’tan sen neyi öğrenebilirsin? Joyce kendi ülkesinin şartları içinde bir adam. Sen bir taklit olursun ve hiçbir zaman bir taklit aslından da iyi olamaz. Tabii bu şairler için de geçerlidir. Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
    • A. 

      III.

    • B. 

      V.

    • C. 

      VI.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      VII.

  • 47. 
    “Okuma, yalnızca bilgi edinmede, kafamıza takılan soruların yanıtını bulmada veya başkalarının yaşantı ve deneyimlerini paylaşmada kullandığımız bir araç değildir. Davranış ve düşünüş gücümüzü de besler, geliştirir. Çünkü bir yazıyı okurken belirli bir iletişim konumuna gireriz. Yazıda söylenenlerin, öne sürülen sav veya düşüncelerin geçerliliğini, geçmezliğini düşünürüz. Yazarla aynı doğrultuda düşünüp düşünmediğimize bakarız. Bu yönden okuma, eleştirel düşünceyi diri tutan, onu besleyen bir kaynak gibidir.”Bu parçaya ait en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Okumak, insan hayatına yeni anlamlar katar.

    • B. 

      Okumak, insanın düşünsel etkinliklerini geliştirir.

    • C. 

      İnsan aydın biri olmak istiyorsa eleştirel düşünmeyi de geliştirmelidir.

    • D. 

      Yazarları eleştirebilme okumanın amacına ulaş-tığını gösterir.

    • E. 

      Okuyucular yazarla direkt iletişime geçmek istiyorlarsa yazarın düşüncelerini eleştiri süzgecinden geçirmelidirler.

  • 48. 
    Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
    • A. 

      Okumak, başkalarının tecrübelerinden faydalanmamızı sağlar.

    • B. 

      Okuma, insana bilgi kazandırır.

    • C. 

      Okuma, yazarla iletişime geçme yoludur.

    • D. 

      Okuma eleştirel düşünceyi diri tutar.

    • E. 

      İnsan, her okuduğunu eleştirmelidir.

  • 49. 
    Asım Bezirci, ben Yağmur Koçağı’nı yayımladığım zaman aleyhime döşendi. Onun toplumcu kafasına göre tamamen romantik şeyler yazan şairmişim, öyle diyor. Karşılaştığımız zaman çok şaşırdı. “Yahu sen kızmıyorsun, öbürlerinden çok farklısın.” dedi. Çünkü kimin aleyhinde yazmışsa ona küsmüş. Niye kızayım. Ben şiirlerime güveniyorsam niye kızayım. Şiirlerime güvenmiyorsam kızarım. Ben bu tartışmalardan korkmam. Haklı çıkamayacak olanlar, korkar.Bu sözleri söyleyen biri aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
    • A. 

      Kendini üstün gören

    • B. 

      Öz eleştiri yapmayı seven

    • C. 

      Başkalarını küçümseyen

    • D. 

      Eleştirilmekten korkan

    • E. 

      Kendine güvenen

  • 50. 
    Bu parçanın yazarının hangi yönü Asım Bezirci’yi şaşırtmıştır?
    • A. 

      Romantik şiirler yazması

    • B. 

      Şiirlerine çok güvenmesi

    • C. 

      Hakkında yaptığı eleştiriye kızmaması

    • D. 

      Tartışmalardan korkmaması

    • E. 

      Kendisinin haklı olduğuna inanması

  • 51. 
    Frenlerin gıcırtısı kesilmeden pencereyi açtım. İlerideki vagonlardan birine heybeli ve sepetli biri bindi. Onun hayatını ve geldiği yeri bilmek isterdim. Lokomotifin yanında duran lacivert elbiseli memur, hızla soğuyup kaybolan su buharı içinde rüyada gibi görünüyordu. İstasyonda ne başka bir insan ne de bir eşya vardı. Görünürlerde ağaç da yoktu. Sadece karşımda duran ince fakat çok yüksek ve koyu yeşil renkli, hoş kokulu tam yirmi altı çam ağacı müstesna....Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur? 
    • A. 

      Açıklama-Öyküleme

    • B. 

      Benzetme-Örneklendirme

    • C. 

      Betimleme-Karşılaştırma

    • D. 

      Karşılaştırma-Tartışma

    • E. 

      Öyküleme-Betimleme

  • 52. 
    Bu parçada aşağıdaki duyulardan hangisiyle ilgili bir ayrıntıya yer verilmemiştir?
    • A. 

      Görme

    • B. 

      Koklama

    • C. 

      İşitme

    • D. 

      Dokunma

    • E. 

      Tatma

  • 53. 
    Yazar aşağıdakilerden hangisini merak etmektedir?
    • A. 

      Etrafta neden kimsenin bulunmadığını

    • B. 

      Çevrenin neden bu kadar ağaçsız olduğunu

    • C. 

      Memurun niçin lokomotifin yanında durduğunu

    • D. 

      Trene yeni binen kişinin yaşamını ve geldiği yeri

    • E. 

      Eşyalarını kimin aldığını

  • 54. 
    Funda, Buse, Tuğçe, İnci, İsmet, Levent, Mert, Onur birbirleriyle akrabadır ve aynı apartmanda oturmaktadırlar. Apartman sekiz katlı olup her bir katta bir daire vardır. Binadaki yerleşim ise şu kurallara göre yapılmıştır: 
    • Funda, 3.katta oturmaktadır.
    • Buse’nin oturduğu katın numarası İsmet’in oturduğu katın numarasından daha büyüktür.
    • Onur’un oturduğu kat ile Levent’in oturduğu kat arasında iki kat vardır.
    • İnci, Mert, İsmet’in oturduğu katlar karışık olarak üst üstedir.
    • Tuğçe’nin oturduğu katın numarası Funda’nın oturduğu katın numarasından küçüktür.
    Hangi kişilerin oturduğu katlar kesinlikle altlı üstlü olamaz?
    • A. 

      Tuğçe – Levent

    • B. 

      Buse – İsmet

    • C. 

      Funda – Onur

    • D. 

      Buse – İnci

    • E. 

      Funda – Mert

  • 55. 
    Buse’nin oturduğu katın hemen altındaki katta kaç farklı kişi oturabilir?
    • A. 

      3

    • B. 

      5

    • C. 

      6

    • D. 

      7

    • E. 

      8

  • 56. 
    Mert'in oturma olasılığı olan katlar hangileridir?
    • A. 

      4 - 7 - 8

    • B. 

      4 - 8 - 6

    • C. 

      2 - 6 - 8

    • D. 

      5 - 6 - 7

    • E. 

      4 - 6 - 1

  • 57. 
    Bu bilgilere göre Buse kaçıncı katta oturmaktadır?
    • A. 

      8

    • B. 

      7

    • C. 

      6

    • D. 

      5

    • E. 

      4

  • 58. 
    Bilgi yarışmasına katılan Ceyda, Ayfer, Ahmet, Metin, Cengiz, Filiz adlı altı öğrenci arasında oluşan sıralamaya ilişkin olarak şunlar bilinmektedir:
    • Cengiz erkeklerin tümünden iyi bir derece almış ancak birinci değildir.
    • Filiz, Cengiz’den kötü Ayfer’den iyi bir derece almıştır.
    Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur? 
    • A. 

      Ahmet sonuncu olmuştur.

    • B. 

      Metin beşinci olmuştur.

    • C. 

      Cengiz dördüncü olmuştur.

    • D. 

      Ceyda, Ahmet’ten iyi bir derece almıştır.

    • E. 

      Ceyda ikinci olmuştur.

  • 59. 
    Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
    • A. 

      Cengiz ikinci olmuştur.

    • B. 

      Ahmet sonuncu olmuştur.

    • C. 

      Filiz birinci olmuştur.

    • D. 

      Metin beşinci olmuştur.

    • E. 

      Ayfer dördüncü olmuştur.

  • 60. 
    Birinci olan öğrenci aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Ceyda

    • B. 

      Ayfer

    • C. 

      Filiz

    • D. 

      Ahmet

    • E. 

      Metin