1. E-dgs Online Deneme Sınavı - Sözel Bölüm - (E-dgs Sınavı)

60 Sorular | Total Attempts: 901

SettingsSettingsSettings
Please wait...
1. E-dgs Online Deneme Snav - Szel Blm - (E-dgs Snav)

MESLEK YÜKSEKOKULLARI İLE AÇIKÖĞRETİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI MEZUNLARININ LİSANS ÖĞRENİMİNE DİKEY GEÇİŞ SINAVI (e-DGS)  - SÖZEL BÖLÜM

Başlangıç Tarihi ve Saati: 23 Mart 2018 - 16:00
Bitiş Tarihi ve Saati          : 25 Mart 2018 - 23:59

AÇIKLAMA
1. Bu online kitapçıkta Sözel Bölüm bulunmaktadır.

2. Bu sınav için verilen toplam cevaplama süresi 140 dakikadır (2 saat
 20 dakika). Bu süre Sözel ve Sayısal bölüm için verilen toplam süredir. Sınav başlama saati ile beraber süre başlar. Sınav saati tamamlandığında sınavlar sona ere


Questions and Answers
  • 1. 
    1. ve 4. sorularda cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.Bu kitabın ne yazarını tanıyordum ne de ----- detaylı bilgi sahibiydim. Tesadüfe bakın ki benzer bir konuda ----- bir diziyi takip ederken bu kitap elime geçti. Michelangelo'nun İstanbul'da geçirdiği zamanı konu eden bu kitap kekremsi lezizliğiyle zihnimde iz bıraktı.
    • A. 

      Hayatı hakkında - yayınlanan

    • B. 

      Konusuyla ilgili - çekilmiş

    • C. 

      Içeriğine ilişkin - yapılmış

    • D. 

      üslubu üzerinde - gösterilen

    • E. 

      Işlenişi hakkında – uyarlanmış

  • 2. 
    1. ve 4. sorularda cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.Ütopyalar, edebiyatın her döneminde bir yazar adayı için çekici olmuştur. Her yazar kendi bireysel ütopyasını yaratmanın peşindedir aslında. Çoğu zaman gerçekleşmesini istedikleri durumları yazarken bazen de gerçekleşmesini istemedikleri durumu yazmışlardır. Bu durumda ---
    • A. 

      ütopya yazmaktan sıkılmanın da gerçekleşeceği söylenebilir.

    • B. 

      Yazarların hayattan koptuğunu, karamsarlığa kapıldığını gözleriz

    • C. 

      Iş, ütopya olmaktan çıkmış kendi distopya kurgularına dönüşmüştür.

    • D. 

      Dünyanın geleceği için fazla umuda yer olmadığını söyleyebiliriz.

    • E. 

      Herkes kendi korkusunu kaleme alıyor demektir.

  • 3. 
    1. ve 4. sorularda cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.Ragtime, adını askerî ----- ve Afro Amerikan müziğinin karışmasından almıştır. ABD'de ----- ve döneminde ülkenin her yerine yayılmış, daha çok zenciler tarafından ----- bir müzik türü olarak popülerleşmiştir. Hızlıdır ve piyano odaklıdır. 
    • A. 

      müziklerin – meydana gelmiş - çalınan

    • B. 

      Ezgilerin – tezahür etmiş - yapılan

    • C. 

      Bandoların – duyulmuş - bestelenen

    • D. 

      Marşların – ortaya çıkmış – icra edilmiş

    • E. 

      Oluşumların – sevilmiş – söylenen

  • 4. 
    1. ve 4. sorularda cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.Hasan Ali Toptaş, yazma tutkunu ve yazdıkça mutlu olan bir yazardır. Yazmayı “Bir yalnızlıktan bir yalnızlığa yolculuktur, belki de kalabalık bir tenhalık hali.” diye anlatır. O, hem yazdığıyla hem de yazma şekliyle tarzını oluşturmuştur. Eserlerinde Kafka, Borges, Proust gibi yazarlara ve başka romanlara kendi deyişiyle “selamlamalar” yapar. Roman kahramanları metinler arasında dolaşır, -----
    • A. 

      Bu metinlerin içine girip çıkar, kendi yalnızlıklarını bu metinler aracılığıyla tanımlar.

    • B. 

      Metinlerdeki dil ve anlatım hatalarını düzelterek okura sunar.

    • C. 

      Metnin dokusuna sinen yabancılaşma durumunu gözle görülür kılar.

    • D. 

      Bu metinlerin üslup özelliklerine sadık kalarak yeni bir roman kurgular.

    • E. 

      Onlardaki eksik ve hataları görmezden gelerek kendi serüvenlerine devam ederler.

  • 5. 
    5. – 8. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.(I) Biz yetişkinler içimizdeki çocuğu ya sustururuz ya da ruhumuzdaki odalardan birine kilitleyerek orada tutuklu bırakırız. (II) İhtiyacımız olduğunda ise onu alelacele çıkarmaya çalışırız. (III) Kilitli kapısının anahtarını bulmak için tüm anahtarları elimize alır ve tek tek deneriz kapısının kilidinde her bir anahtarı. (IV) Tutsaklığın ne derece zor, ne kadar yok edici olabileceğini sadece kendi de tutsak edildiğinde anlayabilir insan. (V) Fakat bizim denemek için harcadığımız süre, karar verilmesi gereken durum için yeterli olmayabilir ve biz o çocuğun sesini hiç duyamadan kararlar alabiliriz.
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 6. 
    5. – 8. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.(I) Çocukken bir kuş vurduğu için yıllar boyu vicdan azabı çeken bir insanın varlığını herhalde sadece kitaplardan okuyabileceğiz. (II) Hangimiz o yaşlarda elimize sapan alıp kuş avına çıkmadık, hatta vuramadığımız için üzülmedik? (III) Bu, çocukluk zamanları için doğal karşılanan bir olaydır. (IV) İyi de bunu anlamak için bu kitabı okumak mı gerekirdi, insan olmak için?! (V) Bazı kitaplar insana görmediği gerçekleri gösterebiliyor. 
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 7. 
    5. – 8. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.(I) Derli toplu çalışmak ve dağınık çalışmak arasında ne fark var, neden insanlar başka başka çalışma şekillerini kullanıyorlar, diye düşünen bilim insanları yaptıkları araştırmalar sonucunda ilginç bulgulara rastladılar. (II) Düzenli çalışma alanına sahip insanların suçla daha az ilgisi olduğu kanıtlandı ayrıca temiz bir alana sahip olan insanların daha hayırsever olduğu ortaya çıktı. (III) Toplumsal düzenin sağlanabilmesi için düzenli ve temiz olmanın gerekliliği ortaya konmuş oldu. (IV) Ancak yaratıcı insanlar dağınık oluyor. (V)Yapılan araştırmalara göre yaratıcı insanlar kaostan besleniyor ve dağınıklık onların düşünmelerini sağlıyor.
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 8. 
    5. – 8. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.(I) Zaman zaman Alman edebiyatına dönüş yapar, nasıl geçip gittiğini anlamadığım saatlerin içine dalarım. (II) Felsefe ile karışmış cümlelerin derinliğinde kendimi kaybederim. (III) Hesse'nin içe yolculuğunu, Kafka'nın ucube dünyasını, Nietzsche'nin anlaması zor cümlelerini ayrı ayrı severim. (IV) Her yazarın hayatı boyunca karşılaştığı sorunları kaleme aldığını bilmek beni ayrıca meraklandırır. (V) Alman edebiyatını neden bu kadar seviyorum diye düşünürüm hep, hemen ardından karşıma yeni bir Alman yazar çıkar ve bu sorunun cevabını en güzel şekilde verir.
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 9. 
    9. ve 12. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.Gelecekte, insan vücudunun daha gelişmiş, daha güçlü ve daha hızlı olabilmesi için, bilim insanları son zamanlarda protezler, implantlar ve genetik değiştiriciler icat ediyorlar.
    • A. 

      İnsan vücudunun gelecekteki görünümü şimdikinden daha iyi olacaktır.

    • B. 

      Bilim insanları geleceğe ilişkin projelerini henüz insanlığa takdim etmemiştir.

    • C. 

      İnsanoğlunun gelişimi için bilim insanları farklı araçlar bulmaktadır.

    • D. 

      Protez ve implantlar kaybedilen organların yerini alan işlevsel aygıtlardır.

    • E. 

      İnsanların yakalandığı hastalıklar çeşitli icatlar sayesinde tedavi edilebilecektir.

  • 10. 
    9. ve 12. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.Büyük Petro Rusya’sından ve Avusturya İmparatorluğu’ndan kaçan gayrimüslimler Rusya’nın attığı Kafkasya Çerkezleri ve Kırım ahalisi o zaman için çok yüksek sayılar olarak gösterilen yüz binler halinde Anadolu’ya geldiler.
    • A. 

      Türkiye, mültecileri koşulsuz kabul eden, onlara barınma alanı sağlayan bir ülke olmuştur.

    • B. 

      Gayrimüslimler Türkiye’deki Müslümanlarla eşit haklara sahip olmuştur.

    • C. 

      Kafkasya Çerkezleri ve Kırım halkı Ruslar tarafından asimilasyona tabi tutulmuştur.

    • D. 

      Yüz binlerle ifade edilen mülteci sayıları bugün yüksek bulunmamaktadır.

    • E. 

      Osmanlı İmparatorluğu, çöküş döneminde pek çok insana ev sahipliği yapmıştır.

  • 11. 
    9. ve 12. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.Günümüzde özellikle ergenlik çağında daha sık görülen internet bağımlılığı; sosyal izolasyon, toplumdan uzaklaşma, depresyon, anksiyete bozuklukları, obezite gibi birçok sorunu da beraberinde getiriyor.
    • A. 

      İnternet bağımlılığı yaşlandıkça azalmaktadır.

    • B. 

      Sosyal yalnızlaşmanın tek nedeni internet bağımlılığıdır.

    • C. 

      İnternet kullanımı azaltılarak obezitenin önüne geçilebilir.

    • D. 

      Depresyona girenlerin internetten uzak durmaları gerekir.

    • E. 

      İnternet bağımlılığının salt ruhsal değil, fiziksel etkileri de vardır.

  • 12. 
    9. ve 12. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.Marakeş'teki Dünya İklim Konferansı'na bir hafta kala devlet ve hükümet başkanlarına hava kirliliğinin önemli ölçüde azaltılması çağrısında bulunan UNICEF, hava kirliliğinin her yıl beş yaşın altındaki 600 bin çocuğun ölümüne yol açtığını kaydetti
    • A. 

      UNICEF, hava kirliliğinin azaltılması için girişimde bulunmuştur.

    • B. 

      Dünya İklim Konferansı her yıl başka bir ülkede düzenlenmektedir.

    • C. 

      Devlet başkanları her yıl Dünya İklim Konferansı’na katılır.

    • D. 

      Hava kirliliğinin azalmaması durumunda sağlık sorunları artacaktır.

    • E. 

      UNICEF, konferansa dışarıdan katılımcıdır.

  • 13. 
    I. bir anda kendini belli ettiğindeII. arayış içindekilerin elleriyle yoklayarakIII. var oluşun doyumsuzluğu hiç beklenmedikIV. nihayetsiz yol gözle görülür oluyorduV. telaşla bulmaya çalıştıkları Bu sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 14. 
    I.  Okunmayacaksa neden edinilir bir kitap? II.   En azından görev aşkına bekletilen, elden çıkartılmayan kitapların sayısı çoktur benim kitaplığımda.III. Öncelikle, şüphe yok ki, bir gün okunacağı, karşılaştırılacağı, yararlanılacağı düşünülmezse alınmaz bir kitap. IV. Bile bile o kitapları arka sıralarda bekletirim.V. Günü gelir de bir yazım nedeniyle okumak, taramak zorunda kalabileceğim gerekçesiyle onları bekletirim.Bu cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan ikinci olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 15. 
    I. Bir an tereddüt etmeden “Evet!” dedim; çalıştım,  hazırlandım ve yine bir eylül günü fakülte sekreterliğine gittim. II. İletişim Fakültesi’nin kurucu dekanı Prof. Niyazi Öktem herhangi bir akademik sıfatım olmadığı halde, dışarıdan meslek dersi ve Fransızca olarak gazetecilik dersi verip veremeyeceğimi sordu. III. Girdim sınıfa, Kabataş Lisesine yakın kısımda, köşede denize nazır küçük bir sınıf…IV. Oradaki yetkili “Hocam, sizin dersiniz 212 nolu sınıfta” dedi ve öğrenci listesini verdi.V. İlk başta anlamadım, hissetmedim; yoklama yaptıktan sonra aniden bir ateş bastı, koltuklarımın altından ter boşaldı, böyle çakılıp kalakaldım.Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 16. 
    I. roman metninin bir versiyonunu, gerekli yan notlarla birlikte II. eski elyazmaları ve Tanpınar’ın kurduğu değişik çatılar üzerinde III. yurt dışında bir dergide yayımlayarak Tanpınar’ın yeniden IV. ilgi odağı haline gelmesine vesile oldu V. bir transkripsiyon çalışması yapan Güven Güler Bu sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
    • A. 

      I.

    • B. 

      II.

    • C. 

      III.

    • D. 

      IV.

    • E. 

      V.

  • 17. 
    17. – 20. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz. I. Evimizin tüm odalarında dolaşıp sabah akşam hizmet veren küçük pilli radyomuz, “Türküler ve Oyun Havaları, Arkası Yarın, Bir Roman Bir Hikâye, Okul Radyosu, Solistler Geçidi, Acemaşiran Faslı, Bir Makam Bir Solist” gibi programlar dinletir, kendisinden öğrendiklerimizin yanı sıra kulağımızı yüzlerce şarkı, türkü ile doldururdu. II. Akşamları televizyonun başına oturan büyüklerimiz haberleri dinlerdi sonra; bu, elbette çocuklar için sıkıcı bir fasıldı. III. Benden bir şarkı söylemem istendiğinde repertuarımın ilk nadide eserlerinden olan “Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım”ı yahut “Kapat gözlerini kimse görmesin”i hevesle söylerdim. IV. O yıllarda Tanju Okan, İlhan İrem, Emel Sayın, Seçil Heper, Yaşar Özel, Mustafa Sağyaşar, İnci Çayırlı gibi sanatçıları radyoda işittiğim seslerinden tanırdım. V. Fakat bu fasıl sona erdiğinde yine bir müzik şöleni başlardı televizyonda ve ben keyifle karşısına geçip repertuvarımı genişletmek için söylenen eserleri dikkatle dinlerdim. 
    • A. 

      II. ile IV.

    • B. 

      I. ile II

    • C. 

      III ile IV

    • D. 

      II. ile V.

    • E. 

      II. ile III.

  • 18. 
    17. – 20. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz. I. Kimisi aldırmaz, ip falan dinlemez ama çocuk  edebiyatıysa niyeti, dinleyecek, mecbur. II. Çocuklar için edebiyat, her yazarın kalemine uygun olamıyor; “Çocuğa görelik” diye bir cambaz ipi var işin orta yerinde. III. Bu alanda ustalık, çocuğun dil olgunluğuna da, sözcük dağarına da, okuma keyfi şifrelerine de bağlılık gerektiriyor. IV. Daha ötesi, çocuğun yaşam deneyimi az bir insan olduğuna ve kesinlikle aptal olmadığına içtenlikle inanmayı temel alıyor. V. Üstüne bir de çocuk haklarına saygıyı hiçbir biçimde göz ardı etmemeyi, çocuğa dünyayı tüketen, hırpalayan yetişkinlerin muktedir gözleriyle bakmamayı ve onları çıplak gerçekler altında umutsuz ve soluksuz bırakmamayı şart koşuyor.
    • A. 

      II. ile III.

    • B. 

      I. ile II.

    • C. 

      II. ile IV.

    • D. 

      IV. ile V.

    • E. 

      I. ile V.

  • 19. 
    17. – 20. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz. I. Güneş’in rengi her ne kadar sarı renk ile özdeşleşse de aslında sarı değildir. II. Güneş ışığı doğrudan doğruya beyaz renklidir yani aslında herhangi bir renk değil de tüm renklerin karışımı denebilir.III. Kristal bir avizenin herhangi bir parçasını güneşe doğru tutarsanız kristalin, gelen güneş ışığını kırarak pek çok renge ayrıştırdığını gözlemleyebilirsiniz.IV. Söz konusu güneş rengi mor, mavi, sarı, turuncu, kırmızı ve yeşil renklerin karışımıdır.V. Gökkuşağı renkleri gibi olan bu kırılma anı, aslında güneş ışığının farklı renklerden oluştuğunu fakat uygun ortamda bu renklerin kendini gösterdiğini ispatlamaktadır.
    • A. 

      II ve III

    • B. 

      I ve II

    • C. 

      I ve III

    • D. 

      I ve V

    • E. 

      III ve IV

  • 20. 
    17. – 20. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz. I. İzmir’in yaşadığı değişim yazık ki geçmiş dönemde taşıdığı kimliğinin büyük bölümünün yitirilmesine neden olmuştur. II. Mücevher kıymetindeki hanlar, köşkler, camiler, fabrikalar, İzmir’in latif, nezih, kibar, sevecen kimliğini, çevresine sessiz biçimde ilan etmektedirler. III. Ancak halkı hatayı fark edip kalan eski yapıları koruma altına almıştır. IV. Bin yıllık Kemeraltı Çarşısı, Kızlarağası Hanı, Agora üçlüsü tarihi günümüze taşırken, içindeki 18.-19. yüzyıl yapıları toplum hayatına yeniden kazandırılmıştır.V. 1960-1970’lerde eski kimliğini, iki katlı evlerin yıkılıp çok katlı binaların yapımıyla hayli yitirmiştir.
    • A. 

      III. ile V.

    • B. 

      II. ile V.

    • C. 

      II. ile III.

    • D. 

      IV. ve V.

    • E. 

      II. ile IV.

  • 21. 
    Gündem çok hızlı değişiyor. Üstelik havalar da çok sıcak, bunalıyor insan. Medya, haberleri peş peşe, mitralyöz hızıyla veriyor. Başımızda patlıyor bilgi parçacıkları. Neyin nasıl olduğunu anlayamadan hemen ardından başka bir şey oluyor ki, onun da nasıl ve neden gerçekleştiğini anlamadığımız gibi, ilk şeyle olan bağlantısını da kuramıyoruz. Gece gündüze karışmış, düş gerçeğe. Ne sanal, ne hakiki belli değil. Anlayacağınız durum karışık, karmakarışık… Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Düşle gerçekliğin iç içe geçtiğine

    • B. 

      Basının çok hızlı haber verdiğine

    • C. 

      Olaylar arasında bağlantının anlaşılamadığına

    • D. 

      Olayların çok hızlı şekilde geliştiğine

    • E. 

      Karmaşayı bitirmek için gündemin değişmesi gerektiğine

  • 22. 
    Louis Aragon’u daha ziyade “Mutlu Aşk Yoktur” şiiriyle biliyor olmanız muhtemel. Bizim için Dada’nın öncüleri ve sürrealizmin kurucularından biri olması dolayısıyla ayrı bir yeri var. Kendisi şairliğinin yanında, siyasal eylemci, romancı ve deneme yazarı gibi unvanları da yanında taşıyor. Nereden baksan 61 kitap yayımlamış ve Fransız edebiyatı içinde hep önemli bir yeri olmuş. Aragon, bütün bunların yanında kendisi gibi pek çok güzel şey üreten eşi Elsa Triolet ile de mutlu olduğu düşünülen bir aşk yaşamış. İkili 42 yıllık bir evlilik sürdürmüşler ve bir sebep ya da sonuç olarak Aragon’un şiirleri ortaya çıkmış.Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz
    • A. 

      Aragon, şiirlerini Elsa Triolet’ye yazmıştır.

    • B. 

      Okur, bazı şairleri tek şiirinden tanır.

    • C. 

      Aragon, çok yönlü bir sanatçıdır.

    • D. 

      Elsa Triolet de iyi şiirlere imza atmıştır.

    • E. 

      Aragon, birden fazla akımın öncülerinden olmuştur.

  • 23. 
    Roland Barthes, aşkın yeniden kurulabileceğini yazmıştır. Bitmiş, çözülmüş bir sevda için bunun geçerli olabileceğini düşünmek güçtür. Yeniden başlayamaz aşk. Olsa olsa yeniden bir başka “konu” için harekete geçer ki, bu da tohumu taşıyan için neredeyse kaçınılmazdır. Önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekir: İki kişi arasındaki ilişkinin tümden kesildiği ancak aşkın sürüp gittiği örnekler az değildir.Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Olayların meydana gelmesine sebep olan

    • B. 

      Zamanın önemli olmadığını bilen

    • C. 

      Sevginin sürekliliğinde direten

    • D. 

      İçinde aşkın özünü barındıran

    • E. 

      Sorunların çıkmasına yol açan

  • 24. 
    Yazarın yazgıdan ötürü suçlanmayı kabul etmeyen, bu yaşamda mutlu olmak için tutkusuz bir yetinmenin dirliğini koşul sayan tutumu; yadsınmaz bir etki olarak zaman engelini aşan yapıtlar üretmesini sağlamıştır. Bu cümlede altı çizili ifadeyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Kalıcı olabilme

    • B. 

      Gelecekten söz etme

    • C. 

      Evrensel olma

    • D. 

      Ulusallaşma

    • E. 

      Doğruluğunu koruma

  • 25. 
    Şehirlerimizde yalnızlık tebdil kıyafet geziniyor; sağırlar diyaloğunda yerini alan söz, bizi artık kendi kendimize konuşmaya, olmadı bizi can kulağı ile dinlemeyenler sanki dikkatle okuyacaklarmış gibi yazmaya yöneltiyor. Bu parçaya göre “yalnızlık” ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    • A. 

      Suskunluktan beslendiği

    • B. 

      Istenmediği

    • C. 

      Fark edilemediği

    • D. 

      Açıklanamadığı

    • E. 

      Tanımlanamadığı

  • 26. 
    “Bir bilim insanı ne kadar yeni model getirirse, ne kadar değişik ve sağlam kuram ileri sürerse bilim dünyasını o kadar şaşırtacaktır. Çünkü bilimin zaman zaman bazı alanlarda donup kaldığı gözlenmiştir. Onu bu durgunluktan çıkarabilecek, ona yeni yollar gösterecek beyinlere ihtiyaç vardır. O bakımdan işin başlangıcında, bilim insanının bir şair gibi düşünmeye, hiç olmayacak imkânları ve yolları hesaplayıp denemeye ihtiyacı vardır.” diyen biri için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    • A. 

      Sanatçı ve bilim insanı kimliklerinin birbirini desteklediğine inanır.

    • B. 

      Sanatın, kendisiyle ilgili olmayan disiplinlere karışmasını istemez.

    • C. 

      Değişiklik ve yeniliğin bazen gerekli olduğuna inanır.

    • D. 

      Genç beyinlerin bilimsel ve sanatsal alanda üretken olacaklarını düşünür.

    • E. 

      Sanatın, bilimin tıkandığı alanlarda devreye girecek bir güç olduğunu savunur.

  • 27. 
    Matematik tarihinde ünlü matematikçiler dendiğinde erkek matematikçilerin adları anılsa da bu, kadın matematikçilerin olmadığı anlamına gelmez. Erkek matematikçilere göre işleri zordur çünkü gerek ailelerinin gerekse toplumun baskısını çözmek zorundadırlar. Karşılarına çıkan tüm engellere rağmen kuramlarıyla adından söz ettirmeyi başarmış Hypatia, Sophie Germain, Ada Lovelace gibi ünlü kadın matematikçiler vardır. Tek sorun onların gerçekliğinin bilinçli olarak gizleniyor oluşudur. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine kesinlikle ulaşılır?
    • A. 

      Kadın hakları Batılı toplumlarda bile çok sonradan kabul edilmiştir.

    • B. 

      Matematiğin ilerlemesinde kadınlar ve erkekler el ele vererek çalışmıştır.

    • C. 

      Erkek egemen toplumlar bilimsel anlamda geri kalmışlardır.

    • D. 

      Kadını sosyal hayattan dışlamak onun üretkenliğini azaltır.

    • E. 

      Matematik, sadece erkeklerin kuramlarının bulunduğu bir bilim değildir.

  • 28. 
    Birilerine bir durumu açıklarken veya hikâye anlatırken kendinizi uzaklara bakarken bulmuşsunuzdur. Bu yolla söylediklerinize konsantre olabilirsiniz. Karşılıklı bakışmak zihinsel olarak o kadar büyük bir uyarıcı etkiye sahiptir ki aynı anda düşünceyi toparlamak ve göz temasını korumak zor olabilir. Bu nedenle, ne kadar karmaşık bir hikâye anlatırsanız ya da bahane bulmaya çalışırsanız, o kadar çok göz temasınızı kesmeniz gerekir. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    • A. 

      Hikâyeler anlatan insanlar, konuşurken karşılarındakinin gözlerine bakmaktan kaçınır.

    • B. 

      Birinin konuşurken gözlerini kaçırması, o insanın söylediklerinin doğru olmadığına delildir.

    • C. 

      İnsanların söylediklerine odaklanabilmesi için konuştukları kişiyle sürekli göz teması içinde olmamaları gerekir.

    • D. 

      Karşılıklı bakışmak zihinsel anlamada yüksek bir uyarıcı etki yaratır ve konuşmanın seyrini belirler.

    • E. 

      Kişiler, birbirlerine olayları açıklarken doğrudan göz temasında olmak yerine başka yerlere bakar.

  • 29. 
    Topkapı Sarayı mütevazıdır. Hiçbir bölümün ve koğuşun ikinci katı yoktur. Binalardaki zenginlik çini porselenlere, Venedik’ten Lahor’a kadar uzanan kumaş koleksiyonlarına, çiniyle süslü veliaht dairesi, sünnet odası, Hırka-ı Saadet ve Zülüflü Ağalar Koğuşu gibi bölümlere, sadece Şark değil Garp edebiyatı için de önemli yazma kütüphanesine ve arşive mahsustur. Bugünkü Topkapı Sarayı’nın çinileri muhafaza etmek, arşiv ve kütüphaneyi daha iyi şartlara kavuşturmak ve müzedeki eserlerin muhafaza ve korunması için atölyelere ihtiyacı vardır. Bu atölyelerin yeri de sarayın Darphanesi diye bilinen, aslında mutlak restorasyona muhtaç atölye binadır. Bu parçada Topkapı Sarayı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
    • A. 

      Alçakgönüllü bir yapı olmasına rağmen çeşitli unsurlarıyla zenginliğini görmek mümkündür.

    • B. 

      Yapının çeşitli bölümlerinde çini porselenler ve kumaş koleksiyonları bulunmaktadır.

    • C. 

      Sarayın zenginlik alametlerini muhafaza edebilmek için bir atölyeye ihtiyacı vardır.

    • D. 

      Farklı kültürlerden alınan eserler sergilenmektedir.

    • E. 

      Atölyelerin bulunması gereken Darphane’nin elden geçirilmesi gerekmektedir.

  • 30. 
    (I) Psikanaliz; Sigmund Freud’un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler bütünüdür. (II) Bir psikoterapi tekniği olarak kullanılan psikanaliz, hastaların zihinsel süreçlerinin bilinç dışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. (III) Bu tekniğin sadece bilimsel alanda değil, sanatsal alanda kullanıldığı da bilinmektedir. (IV) Gerçeküstücülerin (sürrealistler) pek çok resim ve kitabında psikanalizin kullanıldığı görülmektedir. (V) Sanatçının iyi ve kötüsüyle tüm iç dünyasını, arzu, istek ve emellerini esere taşıması psikanaliz ve sanat üzerine çalışan araştırmacılar tarafından saptanmıştır.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerde psikanalizle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    • A. 

      I. cümlede tanımı verilmiştir.

    • B. 

      II. cümlede yöntemin amacı açıklanmıştır.

    • C. 

      III. cümlede başka disiplinlere etkisinden söz edilmiştir.

    • D. 

      IV. cümlede hangi sanat akımını etkilediği belirtilmiştir.

    • E. 

      V. cümlede tekniğin temel anlayışından söz edilmiştir.

  • 31. 
    İyi ve kalıcı eserler üretebilmek için mutlaka yaşamış olmak mı gerekir? Balzac hayatında hiç babalık duygusunu tatmamış bir yazar olmasına rağmen dünyanın en muhteşem kahramanlarından Goriot Baba’ya hayat vermedi mi? Yanı sıra yaşadıklarını kaleme alan onlarca yazar unutulmadı mı? Yaşamak ve yazmak arasındaki bağ her zaman sanıldığı gibi kurulmuyor maalesef. Bu parçaya göre yazarın karşı çıktığı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Yaşananların yazılması her zaman daha etkilidir.

    • B. 

      Yaşamadan da yazmak ve kalıcı olmak mümkündür.

    • C. 

      Yazılanların yaşanması, yazarın yaratıcılığını besler.

    • D. 

      Kalıcı eserler, evrensel niteliğe ulaşabilenlerdir.

    • E. 

      Önemli olan neyin anlatıldığı değil, nasıl anlatıldığıdır.

  • 32. 
    Sevgi bir etkinliktir, edilgen bir olay değildir. Bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Gerçek sevgi, sonunda ayrılık var gibi görünse bile, insanın sevdiği kişiyi mutlu olacağı yere doğru uğurlamaktan çekinmemesidir. Eğer kişi sevdiğini uğurlamaktan çekinir ve sahiplenmeye kalkarsa, kendine hizmet etmiş olur. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      Sevgi ve gerçeklik arasındaki bağ, uğruna neler yapılabileceğiyle doğru orantılıdır.

    • B. 

      Sanılanın aksine aşk, edilgen değil etkin olmayı gerektirir.

    • C. 

      Gerçek sevgi, sevileni düşünmeyi gerektiren, bencillikten arınmış bir duygudur.

    • D. 

      Duyguların karşılıklı olması insanın yaşam enerjisini ikiye katlar.

    • E. 

      Sevginin ne olduğu ancak onun yokluğuyla fark edilebilecek bir duygudur.

  • 33. 
    Bir iş, bir sınav, bir ders, bir ilişki vb. herhangi bir amaç için yola çıktığımız zaman onu ne kadar istediğimizi gerçekçi bir şekilde belirlemeliyiz. Örneğin çok çalışkan, özverili bazı öğrenciler kendileri istemese bile ailelerinin istekleri için bir meslek edinme uğruna sınava hazırlanırlar. Kendi istedikleri mesleği tercih edemeyecekleri için hâliyle hedefe dönük her adımda isteksizlik, motivasyon düşüklüğü yaşarlar. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
    • A. 

      Amacın “ulaşılabilirlik” anlamında gerçekçi ölçütlerle saptanması çok önemlidir.

    • B. 

      Bir amacın gerçekleşmemesi durumunda ona alternatif yeni bir amaç edinilmelidir.

    • C. 

      Erişilmesi hedeflenen amacın tanımının matematiksel ölçütlerle yapılması gerekir.

    • D. 

      Bir hedefin gereklerini yerine getirebilecek donanıma sahip olmak ön koşuldur.

    • E. 

      Bir hedefe ulaşabilmek için onu gerçekten, içten gelerek istemek motivasyonu artırır.

  • 34. 
    34 ve 35. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.Ait olmanın insanın en temel ihtiyacı olduğu kanıtlanmıştır. Bir grup ya da kişi tarafından reddedilmek veya dışlanmak bu temel ihtiyacı etkilediği için psikolojik olarak bireye zarar vermektedir. Aynı zamanda reddedilme durumu, insanın kendine olan saygısının azalmasına, kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kaybetmesine ve varoluş amacının azalmasına da yol açmaktadır. Çoğu zaman bu durum çok uç seviyelere gitmiş ve kişilerin bu dışlanmaya şiddetli bir şekilde tepki verdikleri görülmüştür. Örneğin, eşinin kendisiyle ilgilenmediğini ve TV’den başını kaldırmadığını gören bir kadın, dışlanmış hissetmiş ve tepkisini eşinin kafasına bir şeyler fırlatarak göstermiştir. Bundan daha büyük bir örnek ise 1999’da Colorado’da bir lisede gerçekleşen olaydır: Çocukluklarından beri belli gruplar tarafından dışlanmış/reddedilmiş 2 lise öğrencisi, reddedilmenin hissettirdiği acı sonucunda kendilerini öldürmeden önce 12 sınıf arkadaşını ve öğretmenlerini öldürmüş; 23 diğer kişiyi de yaralamıştır.Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? 
    • A. 

      Bilim insanları reddedilmenin verdiği acıyı önlemeye yönelik çalışmalar yapmaktadır

    • B. 

      Reddedilme ya da dışlanma hissi, insanda şiddete meyil gösteren hareketlere neden olur.

    • C. 

      Kendini bir yere ait hissetmeyen insan, toplumdan soyutlanır.

    • D. 

      Toplumdan kopuk bireyler yetişmesinin önüne geçmek için bu insanlara sahip çıkılmalıdır.

    • E. 

      Şiddet eylemlerinin ana gerekçesi reddedilmenin verdiği acının intikamını almaktır.

  • 35. 
    34 ve 35. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.Ait olmanın insanın en temel ihtiyacı olduğu kanıtlanmıştır. Bir grup ya da kişi tarafından reddedilmek veya dışlanmak bu temel ihtiyacı etkilediği için psikolojik olarak bireye zarar vermektedir. Aynı zamanda reddedilme durumu, insanın kendine olan saygısının azalmasına, kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kaybetmesine ve varoluş amacının azalmasına da yol açmaktadır. Çoğu zaman bu durum çok uç seviyelere gitmiş ve kişilerin bu dışlanmaya şiddetli bir şekilde tepki verdikleri görülmüştür. Örneğin, eşinin kendisiyle ilgilenmediğini ve TV’den başını kaldırmadığını gören bir kadın, dışlanmış hissetmiş ve tepkisini eşinin kafasına bir şeyler fırlatarak göstermiştir. Bundan daha büyük bir örnek ise 1999’da Colorado’da bir lisede gerçekleşen olaydır: Çocukluklarından beri belli gruplar tarafından dışlanmış/reddedilmiş 2 lise öğrencisi, reddedilmenin hissettirdiği acı sonucunda kendilerini öldürmeden önce 12 sınıf arkadaşını ve öğretmenlerini öldürmüş; 23 diğer kişiyi de yaralamıştır.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir
    • A. 

      Bir gruba dâhil olmanın bireyi iyi hissettirdiğine

    • B. 

      Dışlanmanın, insanın varoluş amacını azalttığına

    • C. 

      Reddedilmenin öz saygıya zarar verdiğine

    • D. 

      Kendini bir yere ait hissetme ihtiyacına

    • E. 

      Bazı şiddet davranışlarının kökenine

  • 36. 
    36 ve 37. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.Bakkal müthiş bir yerdir. Ben hâlâ ilişkilerimde, iş hayatımda orada öğrendiklerimin ekmeğini yiyorum. Eşsiz bir gözlem alanı. Her gün onlarca insan girip çıkıyor ve sen o insanların hayatını biliyorsun. Falanca kişi her gün kaç ekmek alıyor, peyniri nasıl sever, hangi sigarayı içer, ne margarin kullanır, maaşını ayın kaçında alır, parası var mıdır, yok mudur, evlatlarıyla arası nasıldır; hepsini o bakkal koltuğundan anlarsın. Hele gözlem yapmayı seviyorsan… Bayrama 2-3 gün kala yaşlılar gelir, bol bol zeytin, peynir, yağ, helva alır. Niye? Çocukları gelecek. Yaşlı biri her şeyden azıcık alıyorsa, onun çocuklarının gelmeyeceğini, bayramı yalnız geçireceğini anlarsın. Çocuk bile olsan bilirsin, illa yetişkin olmaya gerek yok.Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
    • A. 

      Bakkalda çalışan biri tüm hayatı boyunca orada öğrendiklerini kullanır.

    • B. 

      Gözlem yapmayı sevenler için bakkal dükkânından daha iyi bir alan yoktur.

    • C. 

      Bayramlarda çocuklarının ziyaretine gelmediği yaşlı insanlar görmek mümkündür.

    • D. 

      Bakkal çırakları mahallelerinde kimin, ne durumda olduğunu bilir.

    • E. 

      Çocukların gözlem gücü yetişkinlere oranla daha gelişmiştir.

  • 37. 
    36 ve 37. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.Bakkal müthiş bir yerdir. Ben hâlâ ilişkilerimde, iş hayatımda orada öğrendiklerimin ekmeğini yiyorum. Eşsiz bir gözlem alanı. Her gün onlarca insan girip çıkıyor ve sen o insanların hayatını biliyorsun. Falanca kişi her gün kaç ekmek alıyor, peyniri nasıl sever, hangi sigarayı içer, ne margarin kullanır, maaşını ayın kaçında alır, parası var mıdır, yok mudur, evlatlarıyla arası nasıldır; hepsini o bakkal koltuğundan anlarsın. Hele gözlem yapmayı seviyorsan… Bayrama 2-3 gün kala yaşlılar gelir, bol bol zeytin, peynir, yağ, helva alır. Niye? Çocukları gelecek. Yaşlı biri her şeyden azıcık alıyorsa, onun çocuklarının gelmeyeceğini, bayramı yalnız geçireceğini anlarsın. Çocuk bile olsan bilirsin, illa yetişkin olmaya gerek yok.Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi bakkalda gözlemlenen olgulardan biri değildir?
    • A. 

      İnsanların ekonomik durumu

    • B. 

      Bireylerin aile ilişkileri

    • C. 

      Kişilerin maaş günleri

    • D. 

      İnsanların ruhsal durumu

    • E. 

      Bireylerin kişisel beğenileri

  • 38. 
    38 – 40. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.(I) Göz kapaklarının iç yüzünü ve göz küresini korneaya kadar kaplayan şeffaf kısmın iltihaplanması olan konjonktivit; virüs ve bakteri nedeniyle olabileceği gibi alerjik bir neden ya da yeni doğmuş bebeklerde göz yaşı kanalının tam olarak açılmamış olması sebebiyle de olabilir. (II) Kontakt lens kullanımında lensin altına kaçan tozlar kornea üzerinde bakteriyel enfeksiyona yol açabilir. (III) Havuz sularının yeterince klorlanmaması mikropların üremesine zemin hazırlar ve havuz konjonktiviti meydana gelir. (IV) Alerjik bünyesi olan kişiler suya karıştırılan dezenfektan ilaçlardan dolayı etkilenebilir ve alerjik konjoktivit oluşabilir. (V) Göz iltihabına (viral konjonktivit) yol açan virüsler yazın sıcaklığın ve nemin artmasıyla beraber kolay bir biçimde insanlardan birbirine damlacık, solunum salgıları ve temasla bulaşır. İltihaba yol açan virüs solunum yoluyla kolaylıkla yayılır ve de sıcak hava ve nem virüsün yayılmasını hızlandırır.Bu parçada sözü edilen iltihaplanmayla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? 
    • A. 

      İnsanlara hangi yolla bulaştığına

    • B. 

      Yayılmasını neyin tetiklediğine

    • C. 

      Farklı yollarla bulaşabileceğine

    • D. 

      Sıcaklıktan etkilendiğine

    • E. 

      Daha çok hangi yaş grubunda görüldüğüne

  • 39. 
    38 – 40. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.(I) Göz kapaklarının iç yüzünü ve göz küresini korneaya kadar kaplayan şeffaf kısmın iltihaplanması olan konjonktivit; virüs ve bakteri nedeniyle olabileceği gibi alerjik bir neden ya da yeni doğmuş bebeklerde göz yaşı kanalının tam olarak açılmamış olması sebebiyle de olabilir. (II) Kontakt lens kullanımında lensin altına kaçan tozlar kornea üzerinde bakteriyel enfeksiyona yol açabilir. (III) Havuz sularının yeterince klorlanmaması mikropların üremesine zemin hazırlar ve havuz konjonktiviti meydana gelir. (IV) Alerjik bünyesi olan kişiler suya karıştırılan dezenfektan ilaçlardan dolayı etkilenebilir ve alerjik konjoktivit oluşabilir. (V) Göz iltihabına (viral konjonktivit) yol açan virüsler yazın sıcaklığın ve nemin artmasıyla beraber kolay bir biçimde insanlardan birbirine damlacık, solunum salgıları ve temasla bulaşır. İltihaba yol açan virüs solunum yoluyla kolaylıkla yayılır ve de sıcak hava ve nem virüsün yayılmasını hızlandırır.Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    • A. 

      Gözlemlenebilir bilgilere yer verilmiştir.

    • B. 

      Çıkarımda bulunulmuştur.

    • C. 

      Kesinlik bildirmeyen cümleler kullanılmıştır.

    • D. 

      Açıklayıcı anlatım benimsenmiştir.

    • E. 

      Koşul cümlesine yer verilmiştir

  • 40. 
    38 – 40. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.(I) Göz kapaklarının iç yüzünü ve göz küresini korneaya kadar kaplayan şeffaf kısmın iltihaplanması olan konjonktivit; virüs ve bakteri nedeniyle olabileceği gibi alerjik bir neden ya da yeni doğmuş bebeklerde göz yaşı kanalının tam olarak açılmamış olması sebebiyle de olabilir. (II) Kontakt lens kullanımında lensin altına kaçan tozlar kornea üzerinde bakteriyel enfeksiyona yol açabilir. (III) Havuz sularının yeterince klorlanmaması mikropların üremesine zemin hazırlar ve havuz konjonktiviti meydana gelir. (IV) Alerjik bünyesi olan kişiler suya karıştırılan dezenfektan ilaçlardan dolayı etkilenebilir ve alerjik konjoktivit oluşabilir. (V) Göz iltihabına (viral konjonktivit) yol açan virüsler yazın sıcaklığın ve nemin artmasıyla beraber kolay bir biçimde insanlardan birbirine damlacık, solunum salgıları ve temasla bulaşır. İltihaba yol açan virüs solunum yoluyla kolaylıkla yayılır ve de sıcak hava ve nem virüsün yayılmasını hızlandırır.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? 
    • A. 

      I. cümlede olasılık ve sebep ilişkisi vardır.

    • B. 

      II. cümlede kontak lens kullanımının riskli olacağı sezdirilmiştir.

    • C. 

      III. cümlede nesnel veriye yer verilmiştir.

    • D. 

      IV. cümlede bazı kişilerin suya girmemesi gerektiği anlatılmıştır.

    • E. 

      V. cümlede bir virüsün farklı yollarla bulaşabileceği anlatılmıştır.

  • 41. 
    41. – 43. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Reçinemsi bir madde olan propolis, yoğun bir kıvamı olan sarımsı bir renktedir. Arılar bu maddeyi birçok değişik bitkiden toplayarak elde eder, kovanların iç duvarlarına örerek biriktirir ve kovanını zararlı maddelerden koruma amacıyla kullanır. Kovanların ağızları propolisle kaplandığında canlılar içeriye giremez. Kovana giren maddeler ise mumyalama yöntemi ile dışarı atılır. Antibiyotik etkisi olan bu ürün hemen herkesin kullanabileceği bir üründür. Balda farklılıklar olduğu gibi propoliste de farklılıklar vardır. Bunun nedeni ise bitkilerin farklılıklar arz etmesidir. Propolisin etkisi ise arıların bitkilerden aldığı farklı antioksidanlara göre değişiklik gösterir. Kovanların onarım ve daha farklı işleri de propolis maddesi sayesinde gerçekleşir.Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
    • A. 

      Arılar farklı bitkilerden özüt toplar.

    • B. 

      Bitkilerin çeşitliliğine göre balda farklılıklar görülebilir.

    • C. 

      İnsanoğlu mumyalama yöntemini arılardan öğrenmiştir.

    • D. 

      Arıların kovanlarını korumak için kullandığı yöntemler vardır.

    • E. 

      Her bitki içinde farklı bileşenler barındırır.

  • 42. 
    41. – 43. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Reçinemsi bir madde olan propolis, yoğun bir kıvamı olan sarımsı bir renktedir. Arılar bu maddeyi birçok değişik bitkiden toplayarak elde eder, kovanların iç duvarlarına örerek biriktirir ve kovanını zararlı maddelerden koruma amacıyla kullanır. Kovanların ağızları propolisle kaplandığında canlılar içeriye giremez. Kovana giren maddeler ise mumyalama yöntemi ile dışarı atılır. Antibiyotik etkisi olan bu ürün hemen herkesin kullanabileceği bir üründür. Balda farklılıklar olduğu gibi propoliste de farklılıklar vardır. Bunun nedeni ise bitkilerin farklılıklar arz etmesidir. Propolisin etkisi ise arıların bitkilerden aldığı farklı antioksidanlara göre değişiklik gösterir. Kovanların onarım ve daha farklı işleri de propolis maddesi sayesinde gerçekleşir.Bu parçada propolisle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Arı yuvalarının onarımında kullanıldığına

    • B. 

      Antibiyotik içeren doğal bir iyileştirici olduğuna

    • C. 

      Bitkilerdeki özüte göre farklılıklar gösterebileceğine

    • D. 

      Kovana giren diğer canlıların propolisle mumyalandığına

    • E. 

      Sarı rengini reçinemsi meddeden alır.

  • 43. 
    41. – 43. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Reçinemsi bir madde olan propolis, yoğun bir kıvamı olan sarımsı bir renktedir. Arılar bu maddeyi birçok değişik bitkiden toplayarak elde eder, kovanların iç duvarlarına örerek biriktirir ve kovanını zararlı maddelerden koruma amacıyla kullanır. Kovanların ağızları propolisle kaplandığında canlılar içeriye giremez. Kovana giren maddeler ise mumyalama yöntemi ile dışarı atılır. Antibiyotik etkisi olan bu ürün hemen herkesin kullanabileceği bir üründür. Balda farklılıklar olduğu gibi propoliste de farklılıklar vardır. Bunun nedeni ise bitkilerin farklılıklar arz etmesidir. Propolisin etkisi ise arıların bitkilerden aldığı farklı antioksidanlara göre değişiklik gösterir. Kovanların onarım ve daha farklı işleri de propolis maddesi sayesinde gerçekleşir.Bu parçadan aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
    • A. 

      Arıların kendileri için ürettiği maddeler, insan sağlığı için de yararlıdır.

    • B. 

      Arıların yaşam sürekliliğinin devamı, farklı bitki türlerinin varlığına bağlıdır.

    • C. 

      Arıcılıkta kullanılan, insan eliyle üretilen kovanlarda propolis bulunamaz.

    • D. 

      Bitkilerdeki çeşitliliğin azalması tek tip bal üretiminin gerçekleşeceğinin göstergesidir.

    • E. 

      Küresel iklim değişikliği arıların popülasyonunu da etkilemektedir.

  • 44. 
    44. – 47. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Anadolu’da evlilik gelenekleri egzogaminin, yani kabile dışından evlenme geleneğinin izlerini taşır. Kız isteme âdetlerinden düğün törenlerine kadar birçok öge kız ve erkek taraflarının iki kabile gibi karşı karşıya geldiği bir çekişme manzarasını andırır. Birçok bölgede kız kaçırma âdetinin veya taklidinin devamı da bu geçmişin kalıntılarıdır. Evliliklerin kız kaçırılmadan gerçekleştirildiği dönemlerde de damat adayının bir süre kayınpederinin hizmetinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bugün de ister Anadolu âdetlerinin izlerini taşıyan evlilik gelenekleri olsun ister Batılı âdetlere uyulduğu düşünülsün, bu tarihi izler fark edilebilmektedir çünkü bu evlilik biçimleri evrensel aşamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İngilizcede koca anlamına gelen “husband” sözcüğü ahır hizmetlisi anlamına geldiği gibi, Türkçe güvey sözcüğü de hayvan “gütmek” köküyle ilişkilendirilerek damadın bir süre kayınbabasının çobanlığını yaptığı döneme göndermedir. Batılı âdeti gelinin eşikten kucakta geçirilmesi de kız kaçırmanın izini taşımaktadır. Orta Asya’da gelin çadıra kucakta sokulduğu gibi, Anadolu’da da evin koruyucu perisinin en sevdiği mekân olan eşiğe gelinin basması sağlanır.Bu parçaya göre evlilik gelenekleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir? 
    • A. 

      Özgün bir evlilik töreninin geleneklerden kopuk yapılamayacağına

    • B. 

      Damatların bir süre kızın babasının yanında çalıştırıldığına

    • C. 

      Gelini eşikten geçirmenin hem Doğu hem Batı’da görüldüğüne

    • D. 

      Kız isteme âdetinin taraflar arasında bir çekişme görüntüsü çizdiğine

    • E. 

      Evlilik biçimlerinin evrensel aşamalar gösterdiğine

  • 45. 
    44. – 47. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Anadolu’da evlilik gelenekleri egzogaminin, yani kabile dışından evlenme geleneğinin izlerini taşır. Kız isteme âdetlerinden düğün törenlerine kadar birçok öge kız ve erkek taraflarının iki kabile gibi karşı karşıya geldiği bir çekişme manzarasını andırır. Birçok bölgede kız kaçırma âdetinin veya taklidinin devamı da bu geçmişin kalıntılarıdır. Evliliklerin kız kaçırılmadan gerçekleştirildiği dönemlerde de damat adayının bir süre kayınpederinin hizmetinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bugün de ister Anadolu âdetlerinin izlerini taşıyan evlilik gelenekleri olsun ister Batılı âdetlere uyulduğu düşünülsün, bu tarihi izler fark edilebilmektedir çünkü bu evlilik biçimleri evrensel aşamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İngilizcede koca anlamına gelen “husband” sözcüğü ahır hizmetlisi anlamına geldiği gibi, Türkçe güvey sözcüğü de hayvan “gütmek” köküyle ilişkilendirilerek damadın bir süre kayınbabasının çobanlığını yaptığı döneme göndermedir. Batılı âdeti gelinin eşikten kucakta geçirilmesi de kız kaçırmanın izini taşımaktadır. Orta Asya’da gelin çadıra kucakta sokulduğu gibi, Anadolu’da da evin koruyucu perisinin en sevdiği mekân olan eşiğe gelinin basması sağlanır.Bu parçada altı çizili sözden hareketle Türklerin yaşantısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? 
    • A. 

      Tarımla uğraştıklarına

    • B. 

      Toplayıcı bir kavim olduklarına

    • C. 

      Avcılıkla beslendiklerine

    • D. 

      Hayvancılık yaptıklarına

    • E. 

      İstilacı bir yaşam sürdüklerine

  • 46. 
    44. – 47. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Anadolu’da evlilik gelenekleri egzogaminin, yani kabile dışından evlenme geleneğinin izlerini taşır. Kız isteme âdetlerinden düğün törenlerine kadar birçok öge kız ve erkek taraflarının iki kabile gibi karşı karşıya geldiği bir çekişme manzarasını andırır. Birçok bölgede kız kaçırma âdetinin veya taklidinin devamı da bu geçmişin kalıntılarıdır. Evliliklerin kız kaçırılmadan gerçekleştirildiği dönemlerde de damat adayının bir süre kayınpederinin hizmetinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bugün de ister Anadolu âdetlerinin izlerini taşıyan evlilik gelenekleri olsun ister Batılı âdetlere uyulduğu düşünülsün, bu tarihi izler fark edilebilmektedir çünkü bu evlilik biçimleri evrensel aşamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İngilizcede koca anlamına gelen “husband” sözcüğü ahır hizmetlisi anlamına geldiği gibi, Türkçe güvey sözcüğü de hayvan “gütmek” köküyle ilişkilendirilerek damadın bir süre kayınbabasının çobanlığını yaptığı döneme göndermedir. Batılı âdeti gelinin eşikten kucakta geçirilmesi de kız kaçırmanın izini taşımaktadır. Orta Asya’da gelin çadıra kucakta sokulduğu gibi, Anadolu’da da evin koruyucu perisinin en sevdiği mekân olan eşiğe gelinin basması sağlanır.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
    • A. 

      Gerekçeye

    • B. 

      Koşula

    • C. 

      Karşılaştırmaya

    • D. 

      Benzetmeye

    • E. 

      Nesnelliğe

  • 47. 
    44. – 47. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Anadolu’da evlilik gelenekleri egzogaminin, yani kabile dışından evlenme geleneğinin izlerini taşır. Kız isteme âdetlerinden düğün törenlerine kadar birçok öge kız ve erkek taraflarının iki kabile gibi karşı karşıya geldiği bir çekişme manzarasını andırır. Birçok bölgede kız kaçırma âdetinin veya taklidinin devamı da bu geçmişin kalıntılarıdır. Evliliklerin kız kaçırılmadan gerçekleştirildiği dönemlerde de damat adayının bir süre kayınpederinin hizmetinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bugün de ister Anadolu âdetlerinin izlerini taşıyan evlilik gelenekleri olsun ister Batılı âdetlere uyulduğu düşünülsün, bu tarihi izler fark edilebilmektedir çünkü bu evlilik biçimleri evrensel aşamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İngilizcede koca anlamına gelen “husband” sözcüğü ahır hizmetlisi anlamına geldiği gibi, Türkçe güvey sözcüğü de hayvan “gütmek” köküyle ilişkilendirilerek damadın bir süre kayınbabasının çobanlığını yaptığı döneme göndermedir. Batılı âdeti gelinin eşikten kucakta geçirilmesi de kız kaçırmanın izini taşımaktadır. Orta Asya’da gelin çadıra kucakta sokulduğu gibi, Anadolu’da da evin koruyucu perisinin en sevdiği mekân olan eşiğe gelinin basması sağlanır.Bu parçada gelinin eşikten geçirilmesi âdetiyle ilgili olarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
    • A. 

      Doğu’da ve Batı’da aynı şekilde uygulanır.

    • B. 

      Uygulandığı yere göre farklı anlamlar taşır.

    • C. 

      Çiftin daha gösterişli görünmesine hizmet eder.

    • D. 

      Evin, evlenen çifte ait olduğunun belirtisidir.

    • E. 

      Âdeti batıl inançlar şekillendirmiştir.

  • 48. 
    48. – 49. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Geçtiğimiz aylarda hazırlanan bir raporda uzmanlar; Topkapı Sarayı'nın 5 büyüklüğünde dahi bir depreme dahi dayanamayacağını belirtmişlerdi. Topkapı Sarayı Müzesi’nin duvarlarında ve kubbelerinde büyük yarıklar olduğu gündeme getirilmişti. İçinde paha biçilmez eserlerin bulunduğu Fatih Köşkü'nde restorasyon çalışmalarına başlanmış ve Saray'ın bu bölümü ziyarete kapatılmıştı. Uzmanların hazırladığı raporlar ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda yürütülen faaliyetler ne yazık ki Saray için bir başka tehlikenin varlığını gün yüzüne çıkardı: Şimdi de tarihi yapının zemininde Sarayburnu'na doğru bir kayma ve zemin sıvılaşması olduğu tespit edildi.Bu parçada Topkapı Sarayı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    • A. 

      Üzerinde yürütülen faaliyetler sonucu başka tehdit unsurlarına rastlandığına

    • B. 

      Çeşitli bölgelerinde onarılması gereken yarıklar bulunduğuna

    • C. 

      Orta şiddette bir depremi bile kaldıramayacağına

    • D. 

      Önlem alınmazsa denize doğru kayıp sular altında kalacağına

    • E. 

      Kurtarılabilmesi için üzerinde çeşitli çalışmaların yapıldığına

  • 49. 
    48. – 49. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Geçtiğimiz aylarda hazırlanan bir raporda uzmanlar; Topkapı Sarayı'nın 5 büyüklüğünde dahi bir depreme dahi dayanamayacağını belirtmişlerdi. Topkapı Sarayı Müzesi’nin duvarlarında ve kubbelerinde büyük yarıklar olduğu gündeme getirilmişti. İçinde paha biçilmez eserlerin bulunduğu Fatih Köşkü'nde restorasyon çalışmalarına başlanmış ve Saray'ın bu bölümü ziyarete kapatılmıştı. Uzmanların hazırladığı raporlar ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda yürütülen faaliyetler ne yazık ki Saray için bir başka tehlikenin varlığını gün yüzüne çıkardı: Şimdi de tarihi yapının zemininde Sarayburnu'na doğru bir kayma ve zemin sıvılaşması olduğu tespit edildi.Bu parçaya göre Topkapı Sarayı’nda çalışmaların yürütülmesinin ana nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    • A. 

      Kültürel ve tarihsel dokusunu yıllar içinde yitirişi

    • B. 

      Olası bir depreme dayanamayacak durumda oluşu

    • C. 

      Zemininde kaymanın tespit edilmesi

    • D. 

      Paha biçilemez eserleri barındırması

    • E. 

      Uzun zamandır restorasyon yapılmayışı

  • 50. 
    50. – 51. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Gerginlik olmasın diye tartışmadan kaçmak, susmak, üstünü kapatmak; fedakârlık değildir. Çünkü geri çekilmek, karşıdaki için değil kendin için yaptığın bir eylemdir. Sana göre sen alttan alarak fedakârlık yapıyorsundur. Oysa kırılmaktan, gerginlikten, uzamasından korktuğun için hemen kapatıyor, hemen kabul ediyor ya da hemen susuyorsun. Bu, kendini korumak için yaptığın bir eylem olduğundan “fedakârlık” olarak adlandırılamaz.Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmamıştır?
    • A. 

      Kaçmak

    • B. 

      Çekilmek

    • C. 

      Alttan

    • D. 

      Susmak

    • E. 

      Kırılmak

  • 51. 
    50. – 51. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.Gerginlik olmasın diye tartışmadan kaçmak, susmak, üstünü kapatmak; fedakârlık değildir. Çünkü geri çekilmek, karşıdaki için değil kendin için yaptığın bir eylemdir. Sana göre sen alttan alarak fedakârlık yapıyorsundur. Oysa kırılmaktan, gerginlikten, uzamasından korktuğun için hemen kapatıyor, hemen kabul ediyor ya da hemen susuyorsun. Bu, kendini korumak için yaptığın bir eylem olduğundan “fedakârlık” olarak adlandırılamaz.Bu parçada yazarın, alttan almayı fedakârlık olarak görmemesinin nedeni nedir?
    • A. 

      Fedakârlık tanımının kendisine göre farklı oluşu

    • B. 

      Alttan almanın bilinçli bir eylem oluşu

    • C. 

      Fedakârlığın özveriyle karıştırılması

    • D. 

      Alttan almanın anlık çözümler sunması

    • E. 

      Alttan almanın kişinin kendi çıkarına hizmet etmesi

  • 52. 
    İş kazalarının birçoğunun iş sağlığına önem 52. vermeyen işletmelerden kaynaklandığı biliniyor. Yetkililer; iş kazalarının ardından yaşanan maddi-manevi sıkıntıların ardından yöneticilerin önlem aldığını ancak olayın özünde bu tedbirlerin, kazalar gerçekleşmeden önce alınması ve kötü sonuçların doğmasının önlenmesi gerektiğini belirttiler. Konu ile ilgili olarak açıklama yapan bir iş sağlığı yetkilisi, “İş sağlığı gibi önemli bir konuya eğilmeden işleyişin sürdürülmesi, ileride dönüşü olmayan sıkıntılara yol açmaktadır. Maalesef işletmeler, bunu ekstra bir gider gözüyle ele almaktadır. Hâlbuki burada ortada olan insan sağlığı, insan güvenliğidir. Bu bakımdan öncelikle işletmelerimizin bu düşüncelerini değiştirecek eğitim olanakları sağlanmalıdır. Gerekli eğitim alındıktan sonra, olaya bakış açısı değişecek ve iş güvenliği adına yapılan masrafların aslında can güvenliği gibi ne denli önemli bir konuda harcandığı hissettirilecektir. Hatta bu harcama böylece göze dahi görünmeyecektir.” diyerek iş sağlığına gerekli özeni göstermenin çok önemli olduğunun altını çizdi. Bu parçada altı çizili ifadeyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    • A. 

      İş sağlığı konusunda yapılması gereken harcamalar çokta abartılmamalıdır.

    • B. 

      Can güvenliği eğitimini alan işveren için iş sağlığı harcamaları, masraf olarak görülmez.

    • C. 

      Eğitimle ters orantılı olarak yapılan harcamaların küçüldüğü görülecektir.

    • D. 

      Eğitim alan insan, bu uğurda harcadığı parayı görmezden gelebilir.

    • E. 

      İşçi eğitimi, iş güvenliği açısından harcanan paranın masraf olarak görülmemesini sağlar.

  • 53. 
    53 – 56. soruları aşağıdaki parçaya göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Fizik, Türkçe, tarih, çografya, kimya branşlarında öğretmenlik yapan Rıza, Hasan, Kazım, Nuri ve Mustafa adlı kişilerin öğretmenlik yaptığı yerlerle ilgili şunlar bilinmektedir.​
    • İki kişi Ankara ve Kırıkkale illerinde; üç kişi Marmaris, Bodrum, Fethiye ilçelerinde görev yapmaktadır.
    • Branşı fizik olan öğretmen Ankara’da görev yapmaktadır.
    • Rıza, Marmaris’te; Kazım, Bodrum’da görev yapmaktadır.
    • Bir ilçede görev yapan Nuri’nin branşı coğrafyadır.
    • Mustafa’nın branşı tarihtir.
     I. HasanII. NuriIII. Kazım Yukarıdaki kişilerden hangisinin hem mesleği hem de görev yaptığı yer bilinmektedir? 
    • A. 

      Yalnız I

    • B. 

      Yalnız II

    • C. 

      Yalnız III

    • D. 

      I ve II

    • E. 

      I ve III

  • 54. 
    53 – 56. soruları aşağıdaki parçaya göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Fizik, Türkçe, tarih, çografya, kimya branşlarında öğretmenlik yapan Rıza, Hasan, Kazım, Nuri ve Mustafa adlı kişilerin öğretmenlik yaptığı yerlerle ilgili şunlar bilinmektedir.​
    • İki kişi Ankara ve Kırıkkale illerinde; üç kişi Marmaris, Bodrum, Fethiye ilçelerinde görev yapmaktadır.
    • Branşı fizik olan öğretmen Ankara’da görev yapmaktadır.
    • Rıza, Marmaris’te; Kazım, Bodrum’da görev yapmaktadır.
    • Bir ilçede görev yapan Nuri’nin branşı coğrafyadır.
    • Mustafa’nın branşı tarihtir.
    I. FizikII. TarihIII. Kimya Yukarıdaki mesleklerden hangilerini yapan kişiler kesin olarak bilinmektedir?
    • A. 

      Yalnız I

    • B. 

      Yalnız II

    • C. 

      Yalnız III

    • D. 

      I ve II

    • E. 

      I ve III

  • 55. 
    53 – 56. soruları aşağıdaki parçaya göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Fizik, Türkçe, tarih, çografya, kimya branşlarında öğretmenlik yapan Rıza, Hasan, Kazım, Nuri ve Mustafa adlı kişilerin öğretmenlik yaptığı yerlerle ilgili şunlar bilinmektedir.​
    • İki kişi Ankara ve Kırıkkale illerinde; üç kişi Marmaris, Bodrum, Fethiye ilçelerinde görev yapmaktadır.
    • Branşı fizik olan öğretmen Ankara’da görev yapmaktadır.
    • Rıza, Marmaris’te; Kazım, Bodrum’da görev yapmaktadır.
    • Bir ilçede görev yapan Nuri’nin branşı coğrafyadır.
    • Mustafa’nın branşı tarihtir.
    Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
    • A. 

      Ankara’da görev yapan Hasan’ın branşı fiziktir.

    • B. 

      Bütün öğretmenlerin görev yaptığı yerler bilinmektedir.

    • C. 

      Kırıkkale’de görev yapan öğretmenin branşı tarihtir.

    • D. 

      Kazım’ın branşı Türkçe ya da çoğrafyadır.

    • E. 

      Nuri Fethiye’de görev yapmaktadır.

  • 56. 
    53 – 56. soruları aşağıdaki parçaya göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Fizik, Türkçe, tarih, çografya, kimya branşlarında öğretmenlik yapan Rıza, Hasan, Kazım, Nuri ve Mustafa adlı kişilerin öğretmenlik yaptığı yerlerle ilgili şunlar bilinmektedir.​
    • İki kişi Ankara ve Kırıkkale illerinde; üç kişi Marmaris, Bodrum, Fethiye ilçelerinde görev yapmaktadır.
    • Branşı fizik olan öğretmen Ankara’da görev yapmaktadır.
    • Rıza, Marmaris’te; Kazım, Bodrum’da görev yapmaktadır.
    • Bir ilçede görev yapan Nuri’nin branşı coğrafyadır.
    • Mustafa’nın branşı tarihtir.
    Bu bilgilere göre aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
    • A. 

      Mustafa-tarih

    • B. 

      Nuri-kimya

    • C. 

      Rıza-Türkçe

    • D. 

      Hasan-fizik

    • E. 

      Kazım- Türkçe

  • 57. 
    57. – 60. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Bir lisede Türkçe yazılısına giren Arif, Nihal, Cemil, Kemal, Hakan, Rıza, Zuhal, Melih adlı öğrenciler 50, 60, 70, 80 ve 90 olmak üzere beş ayrı not almışlardır. Verilen notlarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir.
    • Arif 60 almıştır.
    • Nihal ve Cemil aynı notu almıştır.
    • Hakan ve Rıza 50 ya da 90 almıştır.
    • 2 kişi 70, üç kişi 80, diğer notları birer kişi almıştır.
    Bu bilgilere göre aşağıdaki kişilerden hangisi 70 alamaz?
    • A. 

      Kemal

    • B. 

      Zuhal

    • C. 

      Rıza

    • D. 

      Melih

    • E. 

      Cemil

  • 58. 
    57. – 60. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Bir lisede Türkçe yazılısına giren Arif, Nihal, Cemil, Kemal, Hakan, Rıza, Zuhal, Melih adlı öğrenciler 50, 60, 70, 80 ve 90 olmak üzere beş ayrı not almışlardır. Verilen notlarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir.
    • Arif 60 almıştır.
    • Nihal ve Cemil aynı notu almıştır.
    • Hakan ve Rıza 50 ya da 90 almıştır.
    • 2 kişi 70, üç kişi 80, diğer notları birer kişi almıştır.
    Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
    • A. 

      Nihal ve Melih aynı notu almıştır.

    • B. 

      Rıza ve Cemil farklı notlar almıştır.

    • C. 

      Kemal 80 almıştır.

    • D. 

      Kemal ve Zuhal 70 almıştır.

    • E. 

      Melih ve Cemil aynı notu almıştır.

  • 59. 
    57. – 60. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Bir lisede Türkçe yazılısına giren Arif, Nihal, Cemil, Kemal, Hakan, Rıza, Zuhal, Melih adlı öğrenciler 50, 60, 70, 80 ve 90 olmak üzere beş ayrı not almışlardır. Verilen notlarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir.
    • Arif 60 almıştır.
    • Nihal ve Cemil aynı notu almıştır.
    • Hakan ve Rıza 50 ya da 90 almıştır.
    • 2 kişi 70, üç kişi 80, diğer notları birer kişi almıştır.
    Bu bilgilere göre Nihal 80 almışsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
    • A. 

      Kemal 70 almıştır.

    • B. 

      Zuhal ve Melih 80 almıştır.

    • C. 

      Cemil ve Zuhal farklı notlar almıştır.

    • D. 

      Rıza ve Nihal farklı notlar almıştır.

    • E. 

      Kemal 80 almıştır.

  • 60. 
    57. – 60. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız. Bir lisede Türkçe yazılısına giren Arif, Nihal, Cemil, Kemal, Hakan, Rıza, Zuhal, Melih adlı öğrenciler 50, 60, 70, 80 ve 90 olmak üzere beş ayrı not almışlardır. Verilen notlarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir.
    • Arif 60 almıştır.
    • Nihal ve Cemil aynı notu almıştır.
    • Hakan ve Rıza 50 ya da 90 almıştır.
    • 2 kişi 70, üç kişi 80, diğer notları birer kişi almıştır.
    Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisinin 70 alması durumunda Nihal 80 almak zorunda kalır?
    • A. 

      Cemil

    • B. 

      Hakan

    • C. 

      Rıza

    • D. 

      Zuhal

    • E. 

      Arif